Atatürk’ün, ülkesini tamamen bağımsız, uygar ülkeler topluluğunda saygın bir üye yapma amacı gerçekleşmişti.
Sayfa 601·Kitabı okudu
Dışarıdaki dünya ne kadar yabancı ya da yalnız olursa olsun, kitaplar bana her seferinde evimi, mango ağacının altında oturduğum zamanları hatırlatırdı.
Sayfa 222·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Yeni şair Ömer Naci, "Hayat . . . Hayat . . . " diye söze başlayınca Mustafa Kemal, "Bir kuru kestaneden ibarettir" diye dizeyi tamamlamıştı.
“Osmanlı halkı uygarlığa başka herhangi bir ulustan daha fazla karşı çıkmıyor. Onlarda bulunan dürüstlük ve namusu imparatorluğun diğer ırklarında aramak beyhude. Saplanıp kaldığı cehalet, kanlı kanıtları öylesine çok olan fanatiklik , bunların hepsi onun kaderini elinde tutanlara yüklenmelidir.”
Sayfa 22·Kitabı okuyor
Hocanın ismi Mustafa idi. Bir gün bana dönüp, 'Oğlum senin de ismin Mustafa, benim de. Bu böyle olmayacak. Arada bir fark bulun­malı. Bundan sonra senin adın Mustafa Kemal olsun' dedi. O zamandan beri adım filhakika Mustafa Kemal kaldı.
Tepelerde yaşayan insanlar yıldızlara çok yakın uyudukları için biz toprağa çok yakın uyuyan insanları unutuyorlar. Tepelerde yaşadıklarına sevinmek istedikleri zamanlar dışında hiç aşağı bakmıyorlar. Geçen haftanın çöpleri ya da sıçan korkusuyla işleri yok. Gece olur. Onları rüzgârdan başka hiçbir şey uyandırmaz. Bir gün kendime ait bir evim olacak ama kim olduğumu ve nereden geldiğimi unutmayacağım. Yoldan geçen evsizler, İçeri girebilir miyiz? diye soracaklar. Onları tavan arasına buyur edecek, kalmalarını teklif edeceğim çünkü evsiz olmanın nasıl bir şey olduğunu biliyorum. Bazı günler, akşam yemeğinden sonra misafirlerle ateşin karşısında oturacağız. Üst katta döşemeler gıcırdayacak. Tavan arası homurtusu. Sıçanlar mı? diye soracak misafirler. Evsizler, diyeceğim ve mutlu olacağım.
Sayfa 113 - Pegasus Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam