Eylem

Eylem
@manolya3
ey hekim, önce kendini iyileştir!
10/10
·152 syf.·
2019 8. kitabı
Not: İkinci paragraftan itibaren spoiler içerir, yine de okumanızı tavsiye ederim. Not2: Kitap bittikten hemen sonra yazmıştım bu yazıyı. Kitabın etkisiyle şairleşmişim birazcık, mazur görün :) Kütüphanede oturuyorum. Sessiz sakin bir yer burası. Tek başıma olduğumu sansam da yanılıyorum. Binlerce insan var karşımda. Hepsinin kendince hayat öyküsü var, bazıları birbiriyle bağlantılı... Hepsi bir şeyler anlatıyor aslında, öykülerinin dinlenilmesi için can atıyorlar. Çok ses var sanmayın, aksine kulağıma gelen tek ses ileri geri ittirilen sandalye sesi, o da benim tarafımdan... Binlerce öykünün arasından yalnızca birine odaklanıyorum. Bir kedi, adı Keş. Bir keman, bahtsız bir keman bu, üç adam ve üç genç kadın... Çivi çiviyi nasıl söker? Bir kedinin adı neden Keş olur? Nasıl ağlar bir keman, nasıl ağlatır? Bir anne nasıl bu kadar acımasız olur? Bir adam başına gelecekleri bildiği hâlde neden hiçbir tepki vermez, kaderine boyun eğer? Kader birden fazla kez yazılabilir mi? Bir keman nasıl da şahit olur ölümlere, nasıl da sebep olur? Bir tren, nasıl susabilir cinayet karşısında? (Trenler konuşmazdı, değil mi? Tamamen benim hatam.) Bir hikaye, diyorum. Bir hikaye, nasıl olur da barındırabilir bu kadar acıyı? Karşımdaki, hikayesini anlatmak için çırpınan bir kitaptan başka bir şey değil. Böyle dediğime bakmayın, bir kitap deyip geçmek çok yanlış olur. Konuşabiliyorlar. Ellerindeki o hançeri; kalplerinden çıkarttıkları, kalplerini delip geçen o hançeri, usulca boynuma değdiriyorlar. Yüzleri acıdan ötürü duygusuz, kalplerinden akan kanla beraber yavaşça süzülüyor duyguları. Dikkatli bakınca kan akmadığını, yalnızca duygu süzüldüğünü fark ediyorsunuz. Kitap karakteri sonuçta, nasıl insan vücudunun gösterdiği tepkileri gösterir, değil mi? Hayır. Haksızım. Burada, benden daha
Edebiyat
Tirende Bir KemanMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 20154,772 okunma