Kadın düşünmeden edemedi,
"Ya ben olsaydım?" Empatinin bana hiçbir zaman bu kadar acı verdiğini hatırlamıyorum bir de bunu yaşayan Leyla 'yı düşünün. İncelemeyi yapabilmek için biraz beklemem gerekti aslında yapmayacaktım da fakat okunmalı ve üzerine istenmese de konuşulmalı bazı gerçeklerin.
Kitap 92-95 Balkanlar'daki savaşın arka plandaki gerçeğini, acımasızlığını anlatıyor.
Bu kadar kısa bir cümleye onca acının sığması hele hele bu acıların çok yakın bir zamanda tüm dünyanın gözünün önünde yaşanmış ve halen pekçok bölgede yaşanıyor olması gibi.
Hani şairin her şeyiyle nefret ettiği bu çağ varya...
Beğenmediğim çok bölüm vardı kitapta yazarın dilini beğenmedim özellikle yine de Kesinlikle okunması gerekir diye düşünüyorum ...
Beni bırakıyorsun kendi yoluna gidiyorsun
Ardından yas tutuyorum, kara yazı yazıyorum
Bir türkü gibi gelip yüreğime yerleşiyorsun
Ardın sıra yıllar geçiyor, dört nala baharlar
El değmedik çiçekler yavaştan bir bir soluyorlar
Bir yerlerden çıkıp çıkıp yağmur geceleri geliyor
Altın sarısı yaprakların ucundan güz
Ölümsüz nisan ayları yeryüzünü öpüyor.
Durmaya vaktimiz yok. Hepinizi çağırıyorum
Ancak bugün varız bunu bilesiniz
Yüreklerimiz yarılmadan, burkulmamışken daha
Hepinize gelin diyorum. Hepinizi çağırıyorum. Rabindranath Tagore
İçimde bir ümit var onun için burdayım,
Belki gelirsin diye senin için burdayım
Vakit çok geç olsa da, gönlüm mahzun kalsa da,
Yine aynı masada senin için burdayım
Burada izlerin var
Islanmış gözlerin var
Verdiğin sözlerin var
Onun için burdayım
İnan ki sensiz canım, mutluluğa düşmanım,
Affet beni pişmanım demek için burdayım
Elini elime alıp öylece bir an kalıp,
Sana son kez sarılıp ölmek için burdayım
Burada izlerin var...
Ahmet Selçuk İlkan