Mustafa Düzenli

Mustafa Düzenli
@mapuskus
Ama ..
"Ama" dedi.. Belli ki cümlemin gidişinden memnun değildi. Sağ elimin işaret parmağımı dudaklarımın arasına götürerek, 'sus' işaret yaptım, devam ettim cümleye "Ama ile başlayan her cümle bu dakikadan sonra sözlerime âmâ dır.. " O da sustu. İçindeki fırtınanın sesi ise çok uzaklardan duyulacak kadar sertti. Ben de sustum, artık fırtınasının sesini duyuyordum..
Reklam
Sahip olmak
Zor bir yoldur sahip olma güdüsü. Sahip olup kaybetme güdüsünden biraz kolay, uyanmaktan biraz zor; Önce bacakların titrer. Sonra bir zonklama duyulur kalbinde .. Sahip olamadıklarına ağladığının on katı olup kaybettiklerine yanarsın. Yanarsın. Söndüren olmaz. Zayıflıktır. Kaybediştir bilirsin. Gidemezsin. Sırayla merakını, özlemini, isteğini kaybedersin. Bitersin. Kibrit kkutusunda kalan son çöplere veda ederek. Yanarken, soğuktan titreyerek. Neşet Ertaş dinleyerek "Kendim ettim kendim, kendim buldum" dizelerindeki yalvarışları duyarak. Bir arabesk şarkının arap nağmeleri arasına sığınıp "kaç kadeh kırıldı sarhoş gönlümde" çalarken bir kadehi daha kırmaktır yoksunluk. Kaybetmek. Yalnızca, umarsızca, arsızca.. Sancılarınla dost olarak, kendi yaktığın ateşin içine kendini atarak. Sahip olmanın büyüsüne inandığın noktada, sahipsiz kalmanın acısıdır yoksunluk.. Yoksulluktan zor bir durumdur. Kalemin ve kağıdın tek dostun olur. İçeri hafifçe sızan sokak lambası ışığında yalvarırsın beyaz kağıda.."Anla beni, anla beni" diye. Anlamaz. Umurunda değildir. O da bir ağaçtan koparılıp gelmiştir. Acısı senden büyüktür.. Tek umudun kalem kalır "Bende aynı ağacın gövdesinde, şimdi adı kağıt olan o dala aşıktım" der. Bitersin. Bütün acıların aynı masanın etrafında yoksunluk gösterisine ortak olurak, duymazsın bile masa ile sandalyenin aynı ağaçtaki efsane öyküsünü.. Yoksunsundur.. Sahip değilsindir. Bitmiştir, bitmişsindir..

Mustafa Düzenli

, 1000Kitap'a katıldı.