Benim senin olan savaşım bitti kırgınlığım bitmedi belki ama kızgınım çoktan geçti anlamalıydım ve beklememeliydim senden bir parça Sevgi çünkü sen beklenmeyeni yapmaya alışkındın.
Çok çabaladım çok anlattım canımın ne kadar nerede ve nasıl yandığını öğrendikçe daha çok yaktın sen buydun ben de bunu anlamalıydım tüm anlamlar seninle bozuldu öğrendiklerim tecrübelerim hepsi yalan oldu sen beni yarı yolda bıraktın ama bana bildiğim tüm yolları unutturdun ezbere bildiğim tüm yollar bana yabancı şimdi en çok da sana koşarak geldiğim yollar korkutuyor beni sen beni yarı yolda bıraktın ama senin başlayacak bir yolun bile kalmadı
...
Oysa ben bir akşam üstü oturup turuncu bir yangının eteklerine, yüreği avuçlarımda atan bir can yoldaşıyla dünyayı ve kendimi tüketmek isterdim. Öyle bir tüketmek ki, sonucu yepyeni bir "ben"e ulaştırırdı beni, kederli dalgınlığımdan her döndüğümde
...
Seni özledim , bana özlememeyi öğret
Aşkının köklerini derinden nasıl kesebileceğimi öğret
Göz yaşının göz bebeklerinde nasıl öldüğünü öğret
Aşkın nasıl öldüğünü ve arzuların nasıl intihar ettiğini öğret
( Nizar Kabbani)