diyar

Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı. Dünyaya olan kayıtsızlıkları bazen o kerteye varıyordu ki, kendilerine altın ve gümüşten, zevk ve safa‘dan, lezzet ve şehvetten bir alem kurup, keder ve ısdırap fikirlerinin kafalarına girmesine izin vermiyorlardı. Oysa Uzun İhsan Efendi, dünyanın şahidi olmanın gerçek bir ibadet olduğunu sık sık söylerdi. Her insan şu ya da bu şekilde dünyayı okumalıydı. Kur’an ‘ ın kendisi peygamberin dünyayı nasıl okuduğuna bir örnektir ve onun ardında giden herkes, dünyayı onun gibi okuyup şehadetlerini yazmalı ve bunları başkalarına aktarmalıydı. Dünyaya şahit olmanın yolu ise maceranın kendisinden başka bir şey değildi. Yaşanılanlar, görülenler ve öğrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimettir. Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk, bu dünyanın şahidi olmaktı.
Sayfa 90·Kitabı okudu
1000k
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
maceranın bir ibadet olduğunu söylemişti.
Sayfa 90·Kitabı okudu
1000k
Muhtemel en kötü durum ne ise hakikat de odur.
Sayfa 87·Kitabı okudu
1000k
Aradıkları şey hem her yerde, hem de hiçbir yerdeydi. Kim bilir, belki de içinde ilerledikleri bu karanlık sis, bu çekimin kendisiydi.
Sayfa 78·Kitabı okudu
1000k
Şu durumda bütün bunları gören bir kişi olarak o, vardı. Rendekar’ın dediği gibi ben varım, diyordu. Peki ama ben kimim? Ayna bana İhsan Efendi olduğumu söylüyor, rüyamdaki ayna ise Bünyamin olduğumu söylüyor. Ben kimim? Bütün bunları gören özne aslında kim?
Sayfa 46·Kitabı okudu
1000k