Öncelikle Zweig'in bilgiyi biz, okurlara sunmaya yönelin olan son derece hassas tutumuna değinmeden geçmem mümkün değil. Bulabildiği tüm, tüm bilgi kırıntılarını her bir ayrıntının da onlara eşlik etme zarafetini göstermesine yardımcı olarak biyografiye serpmesi ziyadesiyle etkileyici. Fakat bazen bu tutkusunun insana hayrı sayılır ölçüde can sıkıntısı da verdiğini eklemeliyim zira kitabı bitiremedim bile. Kraliçe'nin bahçesindeki mağarayla ilgili bu kadar ayrıntıya yer vermemiş olsaydı belki de daha iyi bir iş çıkarabilirdi Zweig. Fakat ben kimim ki gerçek bir araştırmaya yönelik bir eğilim duymadan ve sahiden de bilginin vereceklerine karşılık alacağı sıkıntılara boyun eğmeden gelmiş burada ahkam kesiyorum?
Öte yandan Marie Antoinette'in nasıl biri olduğu hemen her yerde aynı şekilde tasvir edilir: havai, basit, sığ, bencil, burnu yukarıda... şayet kitabın kapağında da rahatça görebileceğiniz ve kitaba başlarken Zweig'ın kulağınıza fısıldayacağı gibi, 'vasat bir karakterin portresi' ni çizdiğini söyler. Buna yönelik şüpheler barındırıyorum. Marie Antoinette, gerçekten de vasat bir karakter miydi? 14 yaşında yalnızca ismini bildiği bir adamla sırf siyasi çıkarlar uğruna evlendirilirken; Versailles'de üç hayatları başkalarının hayatlarına tıkalı kalmış hala tarafından kukla edilirken; arzuları kendisinden beklenenlerle eşleşmezken; yaptığı her bir hareket manşet olduğu için mi vasat bir karakterdi? Marie Antoinette, kanımca yeterince akıllı değildi, tutkularına yenik düşmüştü. Onu vasat yapan bu muydu peki? Gerdanlık olayında kendisinin hiçbir suçu olmamasına rağmen bunu fırsat bilip üzerine onca çamur hiç utanmadan atıldığı için mi yoksa her türlü hakaret yağmuruna tutulmaya layık olduğu düşünüldüğü için mi? Marie Antoinette'in vasat bir Kraliçe olduğunu söylemek