İnsana nasıl girecek ama aslen yabancı bir beden lazımsa bir
de geçmiş lazımdı ve tutarlı bir hikaye. Beğenilecek olmasa da
anlatılınca, "Anlat," denince dinleyenin bir şeyleri hatta mümkünse
her şeyi uç uca ekleyeceği bir geçmiş, şu şunun yüzünden,
bu bundan, o oradan yürüme, öteki berikinden türeme, ya
işte böyle, diyeceği bir şeyler lazımdı. İnsan çünkü anlamadan
değil ama uydurmadan duramıyordu. İnsan, uyduracak ki varlığına
inanılsın, uyduracak ki bir mindere olsun oturtulsun, bilemiyorum,
ne nasıl oldu, ben nasıl oldum bilemiyorum, demek
olmaz. Kendini sebepleriyle bilecek başkasına da anlatacaksın,
başkası da ikna olacak, bazen senin sende atladığını o
hemen bulup yerine koyacak. Sebep ip demekmiş kelime manası
olarak, yani ipi çeke çeke eline gelecek, sonuna ulaşılacak
Nuhu bu her yere giren çıkan, her kapının ardında bir şey var zanneden, her yerin illetini kirini pasını üstüne sıvayan, hem vakit kaybeden hem ar aynası
paslanan, bir müddet sonra da sadece gezip dolaşan ve kendiyle kalamayan bir canlıya dönenlerden kaçar ve iğrenirdi.