Zülal

Sizce biri gerçekten çok sevmesine rağmen yine de gider mi? Gider. İnsan var olmadığı yerden gider. Anlaşılmadığı, zarar gördüğü hatta en çok zarar verdiğini fark ettiği kişiden gider. Bazen tüm benliğini kaybetmektense kendinden bir parçanın onda kalacağını bilerek gider. Kalırsa tamamen yok olacağını hisseder. İnsan bazen kendini karşısındakiden daha çok seçmek zorunda kalıyor. Kendinin kaybetmemek için karşıdakini kaybetmenin daha dayanabilir olduğunu düşünüyor. Haklı da! Kim ne derse desin bazen gerçekten gerçek sevgi yetmez. Sadece gitmesi gerekir. Gitse de bitmeyeceğini bilerek, bir gün geri dönmeyi umarak… Ayrılık da sevdaya dahil. Ayrılanlar hâlâ Sevgiliyse tabi! -deryanhekim
1K
Reklam
üç noktanın ikisini silmek
Bir ömrü heba etmenin en kolay yolu nedir dersiniz… Tıkılıp kalmak derim. Kapanmış defter satırlarında kendine yer aramak. Değişmeyeceği bir geçmişi aklında tekrar tekrar yaşayıp bugünü soldurmak… Ve o hikayeye sıkıca tutunayım derken kendi ellerini bırakmak. Bazen yapman gereken tek şey üç noktanın ikisini silip şikayet etmek yerine, yeni bir hikaye inşa etmeye cesaret etmektir.
1K
Aşkın ölüsünü bu kaçıncı öpüşüm
Kalbim aşklara mahkûm, aşklar kalbime sürgün. Aşkın ölüsünü bu kaçıncı öpüşüm ve ayrılığa kaç olmuştur mağlubiyetim, çetelesini tutmuyorum artık!
Bizde gitmek kaderdir. Ne güzeldir, ne de kahırlıdır gitmek…
Ne çok alışmıştım sana…
“Sevmek nedir?” Demişti. Gülümsedim, cevabını bildiği bir soru sormuştu besbelli, gözleri deniz feneri gibi aydınlanmıştı. Sustum. “Sevmek alışmaktır.” Dedi. İnsanlara alıştığımız için mi severiz ? Sevdiğimiz insana mı alışırız, bilmiyorum. Fakat yabana atılabilir mi; ne çok alışmıştım sana…
Reklam