Karşındakinin söylemek istediği bir düşüncesi olmadığında onunla sohbet etmeye çalışmak, uçsuz bucaksız, kızgın çölün ortasında dikilip etrafa kepçeyle su saçmaya benzer.
Hayatım boyunca arabuluculuk yapmayı hiç beceremedim. Bir başkasının güçlü duygularının akışına -bu ne tür duygular olursa olsun- kapılmayı asla istemiyordum. Benim karakterime uygun bir şey değildi bu.