Birikim Dergisi Üzerine
"... Marx’ın komünizm tasviri kapitalizmin sistematik eleştirisi üzerine kurulmuştur. Onu kendisinden önceki ütopik sosyalistlerden ayıran şey tam olarak budur. Birikim çevresinin sosyalizm tasvirinin Marx’tan ziyade ütopik sosyalistlere yakınsamasının nedeni de belki burada aranabilir. Birikim kendi sosyalizm anlayışını kapitalizm eleştirisi üzerine değil, Marksizm eleştirisi üzerine kurmuştur. ...
... Marksizm’den uzaklaştıkça liberalizmin etki alanına giren Birikim Dergisi’nin özgürlükçü sosyalizm tanımlamasının Marksizm’le olduğu kadar, Sosyalizmle de ilişkisi sorunludur. Öyle ki, tarif ettikleri şey, “özgürlükçü sosyalizm” yerine “özgürlükçü kapitalizm” olarak adlandırılsa hiçbir anlam kaybı ve daralması yaşamayacaktır. ..."

http://ayrintidergi.com.tr/...yalizm-tartismalari/

Ot Adam, bir alıntı ekledi.
22 May 18:27 · Kitabı okuyor

Aslında devrimci bir hareket olan Marksizm, bugün yeni düşünce akımlarına karşı duran muhafazakar bir ruha sahip olmuştur.

İslam Nedir Muhammed Kimdir, Ali Şeriati (Sayfa 36)İslam Nedir Muhammed Kimdir, Ali Şeriati (Sayfa 36)
Ekrem Yasin, bir alıntı ekledi.
19 May 00:03 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Çağdaş Çin'de Çin'e Özgü Sosyalizm Teorisi'nde ısrar etmek, gerçek anlamda Marksizm'de ısrar etmenin ta kendisidir.

Çin'in Yönetimi, Xi Jinping (Sayfa 43)Çin'in Yönetimi, Xi Jinping (Sayfa 43)
Koray Aker, bir alıntı ekledi.
17 May 03:05

Ulusların kendi kaderlerini tayin hakkı için mücadelede Sosyal-Demokrasinin hedefi, ulusal baskı politikasına bir son vermek, onu olanaksız kılmak ve böylelikle uluslar arasındaki mücadeleyi ortadan kaldırmak, onu köreltmek ve asgariye indirmektir.

Marksizm ve Ulusal Sorun, Josef StalinMarksizm ve Ulusal Sorun, Josef Stalin
Koray Aker, bir alıntı ekledi.
17 May 02:52

Kuşkusuz, kapitalizmin uğursuz etkisinin, işçi sınıfının
dayanılmaz yaşama ve çalışma koşullarının, emekçi erkek ve
kadını çevreleyen ortama çok sayıda anormal, ahlak dışı unsuru getirdiği ve proletaryanın ahlak görünümüne silinmez tarzda bozduğu yadsınamaz. Konutların darlığı ve kalabalığı, kadınların içler acısı ücreti, pestilini çıkaran ve ölçüsüzce uzun iş saatleri,yüzüstü bırakılmış çocuklar, kültürel kazanç yoksulluğu, bütün bunlar, fuhuşu, çocuklarda ahlak bozukluğunu, sarhoşluğu, ahlaki kabalıklan cesaretlendiren ve alabildiğine acı veren bir sonuçlar
dizisi meydana getiriyor.

Marksizm ve Cinsel Devrim, Alexandra KollontaiMarksizm ve Cinsel Devrim, Alexandra Kollontai
Abdullah SAFİDEMİR, bir alıntı ekledi.
15 May 21:04 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hıristiyanlıktaki sevginin parolası ("Yakınını, kendini sevdiğin gibi sev"), Hinduizm'deki zulümsüzlük hükmü ("satiyagrahe") veya Marksizm'deki "çalışan halkın iktidarı" veya "ihtiyaca göre paylaşım" (veya ona benzer bir şey) neyse, İslam'da o, "iman etmek ve iyi amel işlemektir."

İslami Yeniden Doğuşun Sorunları, Aliya İzzetbegoviç (Sayfa 159)İslami Yeniden Doğuşun Sorunları, Aliya İzzetbegoviç (Sayfa 159)

Marksizm
Marksizm bilimsel sosyalizm ve komünizmin kurucusu Karl Marx'ın ve Friedrich Engels'in çalışmalarından çıkarılan insanlığın özgürleşmesiyle ilgili bir düşünce sistemi ve ideoloji. Marksizm tarihin diyalektik materyalist bir yorumuna dayanan ekonomik ve toplumsal bir dünya görüşü, kapitalizmin çözümlenmesi ve bir toplumsal değişim teorisidir.

Roger Garaudy
Garaudy'nin Türkiye yorumu "Bana öyle geliyor ki, siz, çağdaşlaşma ile Batılılaşmayı birbirine karıştırmışsınız."

"Sayın düşünür, size göre İslam nedir?"
"Bana göre İslam şudur. Zaten İslamın büyük peygamberi, "Yarın ölecekmiş gibi ahirete, hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya çalışın" derken, herseyi anlatmıştır. İslam, anlaşılıyor ki, hem maddeye, hem de manaya hükmetmiştir. Öyle ise bunların ikisi birbirinden koparılamaz. Nasıl koparılamaz: "İlim Çin'de de olsa gidip bulunuz, inanmışın kaybolmuş malıdır ilim ve hikmet", "Ara ve bul" diyor İslam. İlmin, çalışmanın burada sınırı yoktur, İslam, dünyayı sarsan bu iki olaya sınır koymadığına göre, dünyayı sarsmıştır: Nasıl sarsmıştır. Getirdiği sistemle. İnsanı, yaratılışların en olgunu ve en şereflisi olarak kabul ederken, O'nun sömürülemeyeceğini anlatmıştır. İsraf, gösteriş ve lüksü tümüyle yasaklayan, kazancı alın terindeki damlacıklarda arayan, biriken sermayeyi fakire ölçülü ve ahlak kuralları içinde aktaran, faizi tembelliğe ittiği için yasaklayan ve gayrimeşru serveti bu kuralla imha eden bir sistemler manzumesidir İslam. Halîfe ile kölenin eşit hakka sahip olmasını mecbur kılmıştır. Deve olayı vardır ki, bu kralların kılıçlarından daha keskin bir olaydır. Hz. Ömer ile kölesi bir şehirden bir şehire giderken deveye sıra ile binerler, zaman zaman devenin yularını halife çeker, zaman zaman da köle. İşte adalet ve hukukta aklın devrimidir bu."

"Halbuki bu özendiğimiz Batı, öyle bir Batı ki, diyor, ben bu Batı'da doğu felsefesi. İslam medeniyeti hakkında tek kelime bilmeden otuz sene profesörlük ettim."

"Benim kitabım Müslümanlar için değildir. Bunu Müslümanlara akıl vermek için değil, kendi vatandaşlarıma îslamı duyurmak için Yazdım. Bu bakımdan da asıl da, îslam bizim geleceğimizdir."

"Marksizm, kapitalizm ve îslam arasındaki fark nedir?", sorusu ise şöyle cevap buluyor: "Biri insanı devlete karşı esir eder. Diğeri ise, sermayeye karşı. Yani marksizm ile kapitalizmin ikisi de insanı sömüren sistemlerdir demek istiyorum. Ama İslam bunlara karşı, insana prestijini iade eden bir sistemdir."

"Dünyanın içinde bulunduğu büyük bunalımdan ancak Kur'an'la kurtulabiliriz" diyen Garaudy, bu kurtuluşun başlamış olduğuna da inanıyor "Batı'da İslam güneşi doğmuştur. Müslümanların sayısı da hızla artmakta ve bu durum Batıyı ürkütmektedir. Ne var ki.bildiğiniz gibi, korkunun ecele faydası yoktur. Ben ve benim gibilerin vazifesi, kokuşmuş- Batıya, îslamı gerçek manasıyla tebliğ etmek ve îslamın müjdesini vermektir. Müslümanlar, Batılılaşma eğilimini bir an önce bırakmalıdırlar. Çünkü, Batı iflas etmiştir ve hastadır. Sağlıklı bir kişinin hastayı taklit etmesi ise manasızdır.


İslam, çağları arkasından sürükleyen bir dindir. Diğer dinler ise, çağların arkasında sürüklendi. Yani, İslam dışındaki bütün dinler zamana uyduruldu. Reforma tabi tutuldu. Mukaddes kitaplar zamana göre tahrif edildi, değiştirildi. Kur’an-ı kerim ise indirildiği günden beri her zamana hükmetti. O, zamanı değil, zaman onu izledi. Zaman yaşlandıkça o gençleşti. Bu, çağlar üstü bir olaydır. Bugüne kadar bunca savaşların bıraktığı korkunç, sosyal, siyasi ve ekonomik sarsıntılardan daha büyük bir olaydır. İslam materyalizme de pozitivistlerin görüşüne de ekzistansiyalistlere de hakimdir. Fakat bunlardan hiçbiri, İslama hakim değildir.

Katolik Kilisesinin, Filistin meselesindeki tutumunun içyüzüne vakıf olduktan sonra, bu yola girdim. Din derslerinde çocuklara "İncil"in öğretimi siyonist propagandasına göre şekillenmiş. Mesela, Allah'ın Hz. îbrahim'e yaptığı bir vade binaen, Filistin'in Yahudilere ait olduğu intibaını uyandırıyorlar. Bu da Yahudilerin, Hıristiyan eğitim ve öğretimine ne derece nüfuz ettiğini göstermektedir. İsrail'in Lübnan'a yaptığı son istilanın ilk günlerinde, Le Monde gazetesinde uzun bir makale yayınlayarak, siyonizmi takbih ettiğimi açıkladım. Bunun neticesinde, hem ben, hem de Le Monde gazetesinin yazıişleri müdürü, Yahudi aliyhtarı olarak itham edildik. Oysa, tamamen aksine, Siyonizm din olarak yahudilikten çıkmış değildir. O, 18. yüzyılda Avrupa'da ırkçılık ve milliyetçilik atmosferinin hakim olmasının sonucudur. Siyasî Siyonizmi kuran Teodor Hertzl dindar değildi. Bilakis dinsizdi. İncil'i, sadece iddialarını kuvvetlendirmek maksadıyla kullanmıştır. Her neyse...

Koray Aker, bir alıntı ekledi.
14 May 20:27

Feministterin önerdiği evlilik formüllerinin en
karakteristiklerini inceledik Bunların arasında hangisidir en kabul edilebilir olanı? Geleneğin cinsler arası ilişkilerinin işçi kitlelerinin bağrında doğmakta olan idealine hangisi en çok yaklaşmaktadır.Ve söz konusu olan genellikle, şu ya da bu evlilik formülünü seçmek, ailesel ilişkilerde farklı kuralları karşılaştırmakmıdır mıdır? Aile sorununun çözümü, gerçekte, eşlerin birliğinin olanaklı olan en iyi şeklini yalnızca "hayal etmekten mi ibarettir?

Tarihsel maddeciliğin temel tezlerini kabul eden her kişi bilir ki insanlar,toplumsal yaşam biçimlerini isteklerine göre değiştirmek gücüne sahip değildir; çünkü bu biçimler , varolan ekonomik üretim ilişkilerinden ileri gelir. Yapılabilecek tek şey, toplumsal yapıda zaten tamamlanmak olan evrimin eğilimini yakalamak ve genellikle acısız tamamlanmayan bu dönüşüm sürecinin ritmini çabuklaştırmaktan ibarettir. Gelecekte olanaklı olacak eşler arası ilişkilerin neler olduğunu göstermek isteyen kişi, her şeyden önce bugünkü aile kurallarının evrimini dikkatle izlemek zorundadır

Marksizm ve Cinsel Devrim, Alexandra KollontaiMarksizm ve Cinsel Devrim, Alexandra Kollontai