“Dostunuz, karşılanmış bir ihtiyacınızdır. Sevgiyle ekip şükranla biçtiğiniz tarlanızdır. Kurulu sofranız ve ocağınızın ateşidir. Çünkü açken ona gelir, huzur için onu ararsınız.”
“Sizden biri sadakatsiz bir kadını suçlarsa,
Kocasının yüreğini de koysun aynı teraziye ve aynı ölçülerle alsın ölçüsünü onun ruhunun.
İnciteni cezalandırmak isteyen, incinenin de ruhunu görmek zorundadır.
İçinizde doğruluk adına ceza verecek ve çürümüş ağaca balta vuracak olan biri varsa, köklerine baksın bu ağacın; İyilerin ve kötülerin, meyve veren ve vermeyenlerin köklerini, toprağın o dingin bağrında sarmaş dolaş görecektir. Ve siz ey yargıçlar, adalet isteyenler,
Görünüşte namuslu geçinse de ruhunda namussuzluk olan insana hangi hükmü verirsiniz?”
“Peki, aşkla çalışmak nedir?
Bir giysiyi yüreğinizden çekilen ipliklerle dokumaktır, o giysiyi sevgiliniz giyecekmiş gibi.
Bir evi, içinde sevgiliniz oturacakmış gibi şefkatle
inşa etmektir.
Tohumunuzu sevecenlikle ekmek ve sevinçle hasat etmektir, meyvesini sevgiliniz yiyecekmiş gibi. Biçim verdiğiniz her şeye ruhunuzu üflemektir, Ve bütün cennetliklerin çevrenizde durup sizi izlediklerini bilmektir.”
“Çok kez şöyle dersiniz: “Veririm, ama sadece hakedenlere.”
Ne bahçenizdeki ağaçlar, ne de çayırlarınızdaki
sürüler böyle der.
Onlar yaşamak için verirler; çünkü cimriler yok
olmaya mahkûmdur.
Günlere ve gecelere sahip olmaya layık biri, sizdenherhangi bir armağan almaya da layık elbette.”
“Sevdiğiniz zaman: “Tanrı yüreğimdedir” demeyin, “Ben Tanrı’nın yüreğindeyim” deyin.
Ve aşka yol çizebileceğinizi düşünmeyin, çünkü
aşktır size yol gösterecek olan, sizi kendine layık bulursa eğer.”