Kitap öylesine güzeldi ki... Hafızamı kaybetsem de tekrar okusam dediğim kitaplar arasında ilk sırada.
Atsız'ın o akıcı dilinin güzelliği, tarihimizi yansıtışı, aşk gibi güzel bi' duygunun böyle dillere destan anlatılışı, karakterle birlikte o duyguları adeta bizim de yaşayışımız... Her detayı muhteşemdi.
Kitap, Yıldırım Beyazıt'ın oğulları arasında çıkan taht kavgası ve bu kavga arasında doğan İsa Beğ'in oğlu Murad'ı, nam-ı değer Deli Kurt'u anlatıyor. Deli kurt, babası İsa Çelebi Osmanlı soyundan olduğunu bilmemesini istediği için anne ve babasını Ayşe ve Osman diye tanıyarak büyüyor. Babasının sağ kolu Çakır tarafından yetiştirilip yiğit bir sipahi oluyor. Zamanla da Gökçen adında, peri kızı olduğu düşünülen bi' kıza aşık oluyor fakat obaya vuran bi' sel sonucu Gökçen kız hayatını kaybediyor ve Deli Kurt ile aşkları yarım kalıyor.
Kitabın okuması oldukça zevkli olay döngüsü vardı. Buna ilaveten Atsız'ın eşsiz kalemi de kitaba ayrı bi' zevk katıyor. Tek solukta, sıkılmadan okunabilecek bir kitaptı. Sonu biraz üzücüydü fakat güzeldi. Kitabı bitirdiğim gibi bu incelemeyi yazıyorum ki okumayı düşünen herkes hemen başlasın. Şimdiye kadar okuduğum en iyi kitaplardan biriydi, okumayanlara şiddetle öneriyorum :)
Deli KurtHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202219,6bin okunma