Martin’im
10/10
·517 syf.··
2025 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2025 10:22
!Spoiler içerir! Martin Eden ismi, günlük hayatımda da sık sık kullandığım ifadelerden biri hâline geldi. Okuduğum kitaplar arasında bana en çok şey katan eserlerden biri kesinlikle buydu. Toplumun alt sınıfında yaşayan, ağır işlerde çalışan Martin, yardım ettiği bir genç sayesinde üst sınıfın dünyasıyla tanışır. Âşık olduğu kadına layık olabilmek için kendini geliştirmeye, durmadan okumaya ve yazmaya başlar. Fakat zamanla, o çok özendiği üst sınıfın dışarıdan göründüğü kadar kusursuz olmadığını fark eder. Sevdiği kadınla yolları ayrıldığında ise yıllarca uğruna mücadele ettiği her şeye ulaşmıştır. Artık tanınan, zengin ve üst sınıf tarafından kabul gören bir yazardır. Ancak bütün bu başarının ardından onu ayakta tutan amacı da ortadan kaybolmuştur. Hedefine ulaştığında, aslında yolculuğunun sona erdiğini fark eder ve kitabın sonunda yer verilen şu şiirin ardından yüzme bilmesine rağmen denize atlayarak hayatına son verir. Şiirimiz İngiliz şair Algernon Charles Swinburne‘un The Garden of Proserpine (Proserpina’nın Bahçesi) adlı eserine aittir. “Bunca şevkle tutunmaktan hayata, Serbest kalmış korkudan, ümitten, Kaçar ve şükrederiz tanrılara; Bu lütuf geldiyse hangisinden. Bir canlı sonsuza dek ömür sürmez, Ölü adam hiçbir zaman dirilmez. En yorulmuş nehir bile dinlenmez, Denize ulaşmadan salimen.” Şiirin temel düşüncesi, “hiçbir yaşamın sonsuza kadar sürmeyeceği ve ölümün, korku ile umudun sona erdiği bir dinleniş olduğudur.” Bu nedenle Martin Eden yalnızca bir aşk romanı değil; aynı zamanda insanın kendini gerçekleştirme çabasını, sınıf ayrımını, toplumun ikiyüzlülüğünü ve başarının her zaman mutluluk getirmediğini sorgulayan, bilgi ve düşünce bakımından oldukça doyurucu bir eserdir. Bana göre Martin Eden, yalnızca aşk uğruna kendini değiştiren bir adamın
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,2bin okunma
Martin’e Veda - Son
1/10
·517 syf.··
2026 15. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 16:22
Son zamanlarda popüler kültür haline gelen, sosyal medyalarda sıkça paylaşılan kitap Martin Eden gerçekten de bu kadar popüler kültür haline gelmeyi hak ediyor mu diyecek olursak eğer, bence hayır. Kitabı okuduktan sonra abartılı bir övgü içerisinde olduğu düşündüm. ( Martin günün modasıydı…. sayfa:437) Karakterlere gelecek olursak eğer; Baş karakterlerimizden Ruth Morse, kitabı okuma süresi boyunca sevmediğim bir karakterdi. Ruth’un kendini sınıfsal bir aile olarak gören ebeveynlerinden kaptığı en büyük özellik insanları olduğu gibi sevememek çünkü oldurmak istediklerini sevmek gibi bir huyları var. Kitap boyunca Ruth’un Martin’i gerçekten sevdiğine pek inanmadım, Martin Ruth için daha çok şekillendirmekten hoşlandığı bir oyuncaktı bence. Ruth’un Martin’in hayatına artıları olduğu kadar eksileride oldu bu kesin. Bir insanı seviyorsak, aşık oluyorsak bence onda kendimize çekici ve farklı gelen bir özelliği olduğu için severiz. Oldurmak istediğimiz bir özelliği için değil. Bana göre bu davranış yanlış geliyor. Ana karakterimiz Martin Eden. Bence hayatta bir arayış içerisindeydi, ne olmak istediğini bilmeyen, ne yapacağına karar veremeyen bir karakterdi. Genel anlamda gerçek hayatta da hepimiz böyle değil miyizdir? Ne yapmak istediğimizle ne yapmak istemediğimizi ayırt etmekle çaba gösterdiğimiz bir hayat. Martin’in hayatta belki de en büyük hatası Ruthla tanışmaktı. Sevildiğini sanmış olmak herkesi yıkar en nihayetinde. Martin’i sevdiğini sandığı kadının aile sınıfına yükselmek için gösterdiği çaba yok etti denebilir. Ruth’la tanışmadan önce hikaye, şiir, kitap yazabilir miydi orası şüpheli çünkü denizci Martin’in hayatına edebiyatı Ruth getirdi. Belki de Ruthla yolları hiç kesişmeseydi Martin hâlâ bir denizciydi. Kitabın sonlarına doğru gelecek olursak ise
1000Kitap
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,2bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
9/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 09:29
Martin Eden, beni en çok insanın kendini geliştirme isteği ve hayalleri uğruna verdiği mücadeleyle etkileyen kitaplardan biri oldu. Karakterin bilgiye olan açlığı, azmi ve kendini sürekli geliştirmesi hayranlık uyandırıcıydı. Ancak kitabı okudukça başarının ve toplum tarafından kabul görmenin her zaman insanı mutlu etmeye yetmediğini de düşündüm. Hem ilham veren hem de insanı derin düşüncelere sürükleyen, uzun süre akılda kalacak bir eser olduğunu düşünüyorum.
Martin EdenJack London · Can Yayınları · 2019135,2bin okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2026 1. kitabı
Serinin altıncı kitabı, bir intikam hikâyesi, kuzeyin dedektifleri, polisiyede zirve, Martin Beck serisi klasik polisiye edebiyattan sıkılanlar ve yeni bir alan arayanlar için oldukça iyi bir seri, Malmö, Göteborg ve Stockholm sokakları sizi bekliyor.
Saffle PisliğiMaj Sjöwall · İnkılap Yayınevi · 200566 okunma
9/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 13:18
Martin Eden ,benim için bir başarı öyküsünden ziyade, insanın kendine karşı verdiği o uzun ve yorucu savaşın romanı. Martin’in kitaplara sığınması,yaşadığı yoksulluğa rağmen ideallerinin ,hayallerinin peşinde kendini var etmek için gösterdiği o müthiş inat ve her reddedilişte yeniden ayağa kalkışına kesinlikle hayranlık duydum. Ancak hikaye ilerledikçe asıl meselenin zirveye ulaşmak değil, o yolda yürürken neye dönüştüğümüzü görmek yaralayıcıydı. Bazen hayallerimize öyle bir körlükle odaklanıyoruz ki, hedefe varan kişinin artık eski "biz" olmadığını çok geç fark ediyoruz. Martin aynı Martin, zekası da yeteneği de aynı; ama dün onu görmezden gelenler, bugün sırf kazandığı etiketler yüzünden önünde eğiliyor. Bu durum, insanların gerçeğe değil sadece vitrine ve maddiyata ne denli değer verdiğinin en net kanıtı. Kitap bittiğinde içimde hüzünden çok şu duygu vardı :İnsan gerçekten neyin peşinden koşmalı? Toplumun alkışının mı, başarının mı, yoksa iç huzurun mu? Martin’in trajik yolculuğu bana hedeflere ulaşmanın her zaman mutlu son getirmediğini; insanın en temel ihtiyacının daha fazla kazanmak değil, kendini ait hissedebileceği bir dünya kurmak olduğunu gösterdi. Bu yüzden Martin Eden benim için sadece bir kitap değil; başarıyı, yalnızlığı ve hayatın anlamını gerçekten sorgulatan, bambaşka bir deneyim oldu.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,2bin okunma
Tarihin en eski uyuşturucusu, Ölümü aşma arzusu!
9/10
·98 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Martin Mystère serisinin Türkiye'deki yayın serüveninde Ocak 2023 tarihinde Lal Kitap tarafından yayımlanan 216 seri numaralı, "Slumberland'a Dönüş" adlı sayısı, orijinal İtalyan serisinde Ocak 2022'de yayınlanan ve özgün adı "Ritorno a Slumberland" olan 383. sayıya tekabül etmektedir. Senaryo ve Hikâye: Giovanni Eccher Çizimler: Fabio Piacentini Kapak Resmi: Giancarlo Alessandrini Çeviri: Zeynep Ece New York sokaklarında yaşlı nüfus arasında hızla yayılan "Ritus" (AY İN) adlı yasa dışı bir uyuşturucu madde, kullanıcılarını ağır borçlara ve suça sürüklemektedir. Martin Mystère, yaşlı komşusu Margaret’in bu madde yüzünden bir silahlı soyguna karışıp gözaltına alınmasıyla olaya dahil olur. Soruşturma derinleştikçe, bu hapın sıradan bir uyuşturucu olmadığı, kullanıcılarına ölmüş yakınlarıyla iletişim kurma vaadi sunduğu anlaşılır. Martin ve Java, bu gizemli şebekenin peşine düşerken eski bir dosttan yardım istemek zorunda kalacakları tekinsiz bir gerçekle yüzleşirler. Bu sayıyı elime alırken ilk anda şöylesine bir karıştırdığım sayfalardaki karmaşık çizimler aslında beni baştan bir rahatsız etti. Yine de çizer hakkında önyargılı olmamak adına peşin bir fikir belirtmek istemedim. Hikayeyi bitirdiğimde, Martin Mystère'in alışık olduğumuz paranormal maceralarının ötesinde, insan psikolojisinin yas ve yalnızlık gibi kırılgan noktalarına temas eden bir iş gördüm. Karakterin sırf gizem peşinde koşmayıp yaşlı komşusu üzerinden toplumsal bir drama dahil olması, anlatıya bence güzel bir ağırlık katmış. Anlatıdaki sinematografik ikilik fena düşünülmemişti. Bir tarafta sadece "birkaç gün öncesindeki" zaman çizgisinde geçen, yaşlıların içine düştüğü hüzünlü durumu ve olayların gelişimini izlerken, diğer tarafta "günümüz" zaman çizgisinde Martin’in "ONLAR" adını verdiği güçten kaçtığı tempolu bir aksiyonu
İnsan ve Duygular
Martin Mystere - Sayı 216 - Slumberland'a DönüşGiovanni Eccher · Lal Kitap · 20233 okunma