" Çalışan kızların ve kadınların büyük çoğunluğuna bakarsak, evin darlığı ve özgürlükten yoksunluğunu, fabrikanın, dükkânın, konfeksiyonun ya da büronun darlığı ve özgürlükten yoksunluğuyla değiştirmekle ne kadar bağımsızlık sağlanmıştır? Buna ek olarak, çoğu kadının sırtına, bütün bir günün zorlu çalışmasının ardından hiç de 'evim evim, güzel evim' dedikleri türden sıcak, derli toplu ve davetkâr olmayan bir eve bakmanın yükü eklenmiştir. Ne muhteşem bağımsızlık! "
" Artık, kadınlar kendi mesleğini ve işini seçebiliyor; fakat geçmişteki ve bugünkü fiziksel eğitiminin ona erkekle yarışacak donanımı sağlamadığını da hemen belirtmek gerekir. Kadın her zaman piyasa değerine ulaşabilmek uğruna bütün enerjisini harcamaya, canlılığını tüketmeye ve sinirlerini yıpratmaya zorlanıyor. Bu kadınların içlerinden pek azı başarılı olabilmiştir; kadın öğretmenler, kadın doktorlar, kadın avukatlar, kadın mimarlar ve kadın mühendisler, erkek meslektaşlarıyla ne aynı derecede itimat görürler ne de çabaları için aynı karşılığı alırlar. "
" Erkek ile kadın, farklı mizaçlara, duygulara ve eğilimlere sahip iki ayrı insandır. İkisi de, kendi fikirleri ve tutumlarıyla hareket eden, kendi çapında küçük birer kozmostur. Eğer iki ayrı dünya özgürlük ve eşitlik içerisinde birbiriyle buluşursa, bu muhteşem ve şiirsi bir haldir. "