Rüya ev
Puan vermedi·
Beğendi
Hani hepimizin hayalidir ya; şöyle bahçeli, eski ama görkemli, çocukların koşturacağı bir ev... İşte kitap tam olarak bu hayalle başlıyor ama inanılmaz bir yere evriliyor. "Sonunda başardık" diyerek eşi Jess ve üç çocuğuyla o görkemli Viktorya tarzı evin eşiğinden adım atan Adam için her şey bir masal gibiydi. Nottingham’ın en güzel mahallelerinden birinde, bütçelerini sonuna kadar zorlayarak aldıkları bu ev, onların "sonsuza dek" yuvası olacaktı. Taşınma telaşı sürerken Adam, yatak odasındaki gömme dolabın arkasında tuhaf bir boşluk fark eder. Küçük, gizli bir bölme... İçeride ise zamanın unuttuğu birkaç parça eşya: pahalı bir saat, eski bir cüzdan ve yıllar öncesine ait bir cep telefonu. Jess’in "at gitsin" uyarılarına rağmen Adam’ın içindeki merak, bir takıntıya dönüşür Telefonu şarj edip içindeki tek numarayı aradığında, aslında sadece bir geçmişi değil, tüm ailesini hedef alan bir kabusu uyandırdığından habersizdir. Adam, bu eşyaların kime ait olduğunu ve neden gizlendiğini araştırdıkça, evin sadece duvarlarının değil, kendisinin de sakladığı sırlar gün yüzüne çıkmaya başlar. İşini kaybettiğini ailesinden saklayan Adam, içine düştüğü bu gizem sarmalında tek başına mücadele etmeye çalışırken, birilerinin bu "rüya evi" izlediğini ve o eşyaları geri istediğini fark eder. Üstelik bu kişiler, eşyaları geri almak için hiçbir sınırı tanımayacak kadar tehlikelidir...
Rüya EvT. M. Logan · The Kitap Yayınları · 2025159 okunma
İyi günde kötü günde de,ben her gün senleydim.Aldığım nefesimdin,ama gittin.Elimde masal kitabımla küçük kız çocuğu gibi beklerken sen gittin… şimdi söyle bana o kim o aynadaki kadın?Neden gözleri kan ağlıyor.
1000Kitap
Masal Masal İçinde
Hangi saç bir adamı her gün kulenin tepesine taşımaya dayanırdı? Kim kurbağaları iğrenmeden öpebilirdi? Hangi kibritin alevinden hayal çıkardı?
"Erkekler masallar anlatıp dururlar,” diye geçiştirdi.“Biraz böbürlenmeyi severler. Bana masal anlattın diye hakkında kötü düşünmedim.”
Masallara karşı inancı kırılanlara
Sanırız an gelecek, her şey değişecek. Biri çıkacak: Öpülmeyi, Prensin olmayı bekleyen bir kurbağa... Öpeceğiz ve yıllar yılı düşledipimiz o mutluluğu kucağına eforsuzca düşeceğiz. Sanırız ve yanılırız: Masal burada bitecek. Oysa kurbağa gelir, öperim öpücüğünü alır, prense dönüşür. Kavga edersiniz, tekrar kurbağa olur. Tekrar öpersin, tekrar prense dönüşür. Bir mutlu olur, bir üzülürsün. (Şahsi düşüncem kurbağlara güvenmeyin arkadaşlar. İnsanın inandığı masallara bile küstürüyorlar)
Sayfa 119·Kitabı okudu
Alıntı