Doğan Cüceloğlu 'Mış Gibi Yaşamlar' kitabında Mış gibi yaşam ne demektir, Her bireyin gerek eşiyle, çocuklarıyla, arkadaşlarıyla ilişkisinde gerekse taplumla, mesleğiyle kısacası içinde bulunduğu durumla ilişkisinde kendi olarak var mı, ilişkilerine önem veriyor mu, ilişkilerinin farkında mı, ilişkilerinde nelere dikkat etmeli, neden bir iş yaptığı zaman baştan savma yapıyor, neden umursamıyor, neden 'Mış' gibi bir yaşam sürdürüyor... ? Gibi sorulara arkadaşı Arif Beyle gerçekleştirdiği sohbette gazete haberlerinden yahut da başka örnekler vererek biz okurlarını aydınlatıyor.
Mış Gibi YaşamlarDoğan Cüceloğlu · Remzi Kitabevi · 20204,347 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gandi haftada bir, öğleden sonra halkın dileklerini dinler ve onların soruları yanıtlarmış. Bir Kadın dört saatlik bir köyden on yaşlarındaki oğluyla gelmiş, saatlerce sırasını beklemiş ve nihayet Gandi'nin huzura kabul edilmiş. Gandi ne istediğini sormuş kadına. Kadın kendisi için bir şey istemediğini, oğlunun evdeki bütün şekerleri yiyip bitirdiğini, sözünü dinlemediğini söylemiş ve 'Oğluma nasihat et, ona şeker yememesini söyle! Benim sözümü dinlemiyor, seni çok seviyor, sayıyor, senin sözünü dinler,' demiş.
Gandi çocuğa yumuşak bir sesle annesinin söylediklerinin doğruluğunu sormuş. Çocuk mahcup bir şekilde gülümseyerek önüne bakmış.
Gandi kadına dönmüş ve' çocuğunla birlikte kırk gün sonra gelin!' demiş. Kadın dört saatlik yoldan geldiğini ve saatlerce sıra beklediğini söylemiş. ' iki dakika konuşamaz mısın? Diye işi o gün bitirmek istediğini belirtmiş.
Gandi kırk gün sonra gelmelerinde ısrar edince çaresiz oradan ayrılmış ve köyüne geri dönmüş.
Kırk gün sonra dört saatlik yolu yeniden yürüyerek sıraya girmiş ve sırası gelince dileğini tam söyleyecekken, Gandi, ' Hatırlıyorum çok şeker yiyen oğlunla geldin,' demiş ve oğlanı yanına oturtmuş ve gözlerinin içine bakarak, ' çok şeker senin sağlığın için iyi değil; istersen bırakabilirsin, biliyorum. Şöyle bir düşün ve bana burada söz ver; şekeri bırakmaya karar verirsen iyi bir karar vermiş olacaksın,' demiş.
Oğlan Gandi'nin gözlerindeki sevgive ilgiden çok etkilenmiş ve onun gözünün içine bakarak ' artık şeker yemeyeceğine' söz vermiş.
Gandi kadına dönmüş ve ' şimdi gidebilirsin, oğlun artık şeker yemeyecek,' demiş.
Üç gün sonra aynı kadın, bu defa tek başına, yine Gandi'nin karşısına çıkmış.
Gandi kadını hemen tanımış ve 'ne oldu, oğlun şeker mi yiyor?' Diye sormuş.
Kadın öfkeli bir şekilde,