hiç

E, kutlu olsun madem Öğretmenler Günümüz!
1.Dünya Savaşı'nda bize zorla açtırılan Çanakkale Cephesi'nde o kadar büyük zaiyat verdik ki okullarımız mezun vermedi.Atatürk ne demişti : Biz savaşı kazandık ama koca bir darülfünunu (üniversite öğrencileri, adayları) gömdük. 2.İnönü Savaşı'ndan sonra, Sakarya Meydan Muharebesi'nden önce Eskişehir-Kütahya Muharebeleri'nde askerlerimiz ağır zaiyat vererek savaşı kaybederken Atatürk 1.Maarif Kongre'sini düzenliyordu. Büyük tepki almıştı. O biliyordu ki ne kadar bağımsız olursan ol, ne kadar ekonomin iyi olursa olsun eğitimsiz bir toplum silinip gitmeye mahkumdu. Eğitimimizin ayaklar altına alındığı, ötekileştirildiği, lego gibi hergün ayrı bir şekilden şekile sokulduğu,öneminin silinmeye çalışıldığı, öğretmenlere saygının KALMADIĞI bugünlerin geçmesini diliyorum. Geçmez ise bende şunu çok iyi biliyorum : Bizi ne insansız hava uçakları, ne savunma sistemleri, ne yollar, ne Kanal İstanbul kurtaracak. Yok olup gitmeyi hak eden bir toplum olup çıkacağız.
Öğretmenler Günü
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Kimsenin yerine başkası geçemez ve kimse hayatını tekrar yaşayamaz. Bu yüzden de herkesin hem görevi hem de bunu yerine getirmek için olanakları özgündür. Hayatta her durum, insana bir mücadele alanı ve çözülmesi gereken bir sorun sundukça hayatın anlamı değişebilir. Temel olarak insanın kendine, hayatının anlamının ne olduğunu sormak yerine, bu sorunun muhatabının kendisi olduğunu anlaması gerekir. Herkes hayat tarafından bir sorguya çekilir ve hayatı sadece kendi hayatıyla, kendi sorumluluğuyla cevaplayabilir. Logoterapi, insan varoluşunun özünü sorumluluk duygusunda bulur."
Sayfa 114
Alıntı
"Johns Hopkins Üniversitesinden sosyal bilimciler, 48 farklı üniversiteden 7 bin 948 öğrenciye başka bir istatistiksel anket uyguladı. Ön raporları, Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü tarafından desteklenen iki yıllık bir çalışmanın parçasıydı. Kendileri için neyin 'çok önemli' olduğu sorulan öğrencilerin yüzde 16'sı 'çok para kazanmak' şıkkını işaretledi; yüzde 78'i ise 'hayatımda bir anlam ve amaç bulmak' şıkkını tercih etti."
Sayfa 105
Alıntı
"Nasıl ki bir dalgıç devasa bir atmosferik basınç altında bulunduğu hücresinden aniden çıktığında yaşamı tehlikeye giriyorsa, zihinsel basınçtan bir anda kurtulan insanın da manevi ve ahlaki sağlığı zarar görebiliyordu."
Sayfa 100
Alıntı
"... Tüm bunlardan dünyada iki insan ırkı olduğu sonucuna varabiliriz. Sadece iki: Düzgün insanların oluşturduğu 'ırk' ve ahlaksızların 'ırkı'. İkisi de her yerdeydi,toplumdaki tüm gruplara sızmış haldelerdi. Hiçbir grup tamamen düzgün ya da tamamen ahlaksız insanlardan oluşmuyordu.Bu anlamda hiçbir grup 'saf ırk' ( ki fizyolojik açıdan da saf ırk yok.) değildi ve bu yüzden de kamp gardiyanları arasında bile düzgün birileri bulunabiliyordu."
Sayfa 97
Alıntı