"Biri, Auschwitz'den Bavyera'daki bir kampa doğru çıkarıldığınız yolculukta, aracın parmaklıklı pencerelerinden zirveleri günbatımında parlayan Salzburg Dağları'na bakarken yüzlerimizi görseydi, bunların yaşam umudunu ve özgürlüklerini tamamen kaybetmiş insanların yüzleri olduğuna kesinlikle inanmazdı."
Kişinin kendine yaşam içinde çizmeğe çalıştığı yol, hep, öteki kişilerin kendilerine çizmeğe çalıştıkları yolların içinden geçer - onlara kimi zaman uyarak, kimi zaman da onları keserek, çelerek...
Pek, ender, kişi kendi yolunu yalnız çizer
-ve yürür;yine, yalnız...
"Yeni bir yola çıkan kişi,
yolun nasıl bir olanak olduğunu anlar
-ama, ancak, yola çıktıktan sonra...
Yola çıkan kişi, yolun getirdiklerini
sonuna dek kabullenmek zorundadır.
Bir yeri toptan terkedip yeni bir yola çıkan
kişi, terkettiği yerdeki herşeyi - herkesi-
mutlak bir biçimde terketmiş; çıktığı yolda
rastlayacağı herşeyi - herkesi-de,
mutlak bir biçimde kabullenmiş olmalıdır
-sağlam yürümenin ilk koşuludur bu."