Belki de bir insanı şimdiki haliyle tanımak için o kişinin geçmişini bilmemiz şart değildi. Ve onun aslinda içinde nasıl biri olduğunu anlamaya başladıkça, dışarıdan bakıldığında daha da çekici biri oluyordu. Onu neredeyse her saniye düşünmeme yetecek kadar çekici.
Göz göze geldik ve bu tıpkı kendi korkularimla göz göze gelmek gibiydi. Bakışmaya devam ettik. Daha önce hiç kimseye konuşmadan ona baktığım kadar uzun süre bakmamıştım.
Bana baktığında ne düşündüğü umurumda bile değildi. Aklından geçenler olumlu düşünceler olmasa da beni gözlerini dikip bakacak kadar ilginç bulmasından hoslaniyordum. Bu beni gördüğü anlamına geliyordu. Ben görülmeye alışkın değildim.