Eğer rüyaları saymazsak, uyku tıpkı ölüm gibiydi; her şeyi silen, yaşadıklarımızı bir süreliğine de olsa sindirmemize yarayan bir unutma hali.
Bazı uykular unutmanın diğer adıydı.
Bir aşık susuyorsa, artık konuşmuyorsa, içini kapatıyorsa, ruhu kendi içine gömülmüşse, yalnızca biz değil, ona inanan yanlarımız da yavaş yavaş ölüyordu.