Yusra

Yusra
@mat__okur
Sakar(!)
9/10
·120 syf.··
2024 43. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2024 12:33
Romanın gerçek bir olaydan alınmış ve farklı bir ülkede yaşanmış bir olay olması, benim gözüme kendi ülkemde yaşanılan çocuğa şiddet ve istismara dair bir sürü örnek getirebiliyor, çok korkunç. Çocuk çocuktur yara izi sadece düştüğünde olur biraz ağlar, acısını bir müddet hisseder o da sonra hemen geçer. Geçmeyen tekrarlanan onca acı, gözyaşı ve susturulmuşluk çocuğa göre değildir. Yazık olmuş diyip üzülerek geçilecek bir konu asla değil. Çocukların sessiz çığlıklarının kulakları sağır etmesi gerekirken aksine kör sağır ve dilsizi oynayan onca insan görmek gerçekten üzücü. İnsanlıktan çıkmışların çoğaldığını görmenin dehşetini yaşıyoruz. Kitap, Diana isimli çocuğun çevresinde bulunan ve kötü şeyler olduğundan, gördükleri tuhaflıklardan şüphelenen insanların başlıklar halinde açıklamalarından oluşuyor. Akışta şiddet olaylarının detayına inilmiyor ama yine de derinlemesine tüm acı hissettiriliyor. Kitapta genel olarak çaresizlik ve ‘zaten her şey bitmiş’ duyguları hakim. Çok hüzünlenerek ve bazı gerçekleri kötü gerçekler de olsalar sonuna kadar hissettiğim bir okuma oldu. Keşke tüm çocuklar çocukluğunu yaşama şansına sahip olsalardı. Bu kadar masumane ve zaten olması gereken basit bir dileği düşlemenin çaresizliği içindeyiz..
1000Kitap
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,8bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ekimde Eylül incelemesi
8/10
·268 syf.··
2023 46. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2023 13:03
Edebiyat derslerinden öğrendiğim ezber bilgi: İlk psikolojik roman Mehmet Rauf-Eylül. Yazarın okuduğum ilk kitabı. Kitap hakkında bazı kısımlarının sıkıcı olduğunu duymuştum, o yüzden elim bu kitaba hiç gitmiyordu. Kitaplığımda dururken sonunda daha fazla uzatmanın anlamı yok eylül ayı içerisinde okuyayım bari dedim :) Okul temposundan, iş yoğunluğundan kitabı okuyup bitirmem uzun sürdü ama daha kısa sürede okunabilecek bir kitap olduğunu düşünüyorum çünkü gayet akıcıydı. Açıkçası ben hiçbir kısımda sıkılmadım. Kitap, tam bir alıntı yuvası. Bazı sayfaların altını komple çizmiş olabilirim. Bazı sayfaları koparıp duvarıma bile asmak istemiş olabilirim fakat kitaplara asla böyle acımasızca davranamam :) Kitabı okurken, özellikle ilk zamanlarda, Süreyya'nın erkek, Suat'ın kadın ismi oluşu, alışılmadık olduğundan olacak herhalde, beni biraz zorladı. Ancak kitapta kişilerin psikolojilerinin, duygu ve düşüncelerinin anlatımı o kadar içten, o kadar samimiydi ki karakterleri dinliyor gibi olduğumdan, isimlerin hissettirdiği gariplik çabuk geçti. Kitapta yasak aşk var ama bu aşk bir anda oluşan bir yasak aşk değil; o aşkın kademe kademe oluşmasını, verdiği vicdan muhasebesini, yükünü, ağırlığını, kötü hissetirmesini siz de okurken hissediyorsunuz. "Sizi öyle değil, bilmeyerek sevdim; nasıl olduğunu bilmeyerek, bir kardeş gibi, bir anne gibi sevdim..." (s.141) Herkes her konu hakkında düşünür, uzaktan ahkam keser, engel olamazsın. Çünkü bazısının her konu hakkında bilgisi vardır keşke olmadığını kabul etse. "Bütün kabahat genelleştirme ve bundan sonuç çıkarmada!, diyordu. Belli bir görüşle bakıp genelleştirmek... İşte bir cinayet!" (s.77) Bazı durum ve duyguların altında oluşturdukları zorlukları bilmeden sadece olaya odaklanmak, insanları yargılamak çok yanlış.
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202550,1bin okunma
9/10
·288 syf.··
2023 24. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2023 11:29
İlk incelememin sağlık alanında bir kitaptan olacağını düşünmezdim. Bu kitap, okumayı pek de tercih ettiğim türler arasında değil aslında ama beslenme ve diyetetik bölümünde okuyan kardeşimin önerisiyle okumaya başladım. İyi ki de başlamışım dedim. Öncelikle kendimizi, bazı organlarımızı, sistemleri tanıyoruz ve yazar bunu bilimsel bir anlatımın yanında esprilerle karışık, okurken eğlendiren bir şekilde yapıyor. Kitabın içinde konuyla alakalı görseller var bu da yine okumaya renk katarak anlatılanı somutlaştırıyor. Kitapta sürekli yenilenen hücrelerimizle, parçamız hatta çoğunluğumuz olmuş mikroorganizmalarla ilginç bir tanışma imkanı sunuluyor. Böylece kim olduğumuzu, nelerden hoşlandığımızı, nasıl hissettiğimizi belirleyen minik canlılar (mikrobiyotalar) ile yakından alakadar oluyorsunuz. -Temel mantık "Ne yersen o'sun"- Kitabı okurken çok eğlenmemin yanı sıra çok da bilgilendiğimi söylemem gerek. Bu konuya ilgi duyanların kitabı seveceğini, ilgisi olmayanların bile okuduktan sonra pişman olmayacağını düşünüyorum. Yazar yani doktorumuz, Serkan Karaismailoğlu , bundan o kadar emin ki kitabın arkasına iade garantisi kısmı koymuş. Okuyup beğenmeyenler, kitabı iade edebiliyormuş. İade eden olmamıştır diye düşünüyorum :) Bu kitabı okumuş olmak diğer okumalarıma da bu türden kitaplar ekleme isteği oluşturdu, okuma listemi güncellemem gerekecek. Kısaca kendimize ve özellikle bağırsaklarımıza iyi bakalım... Herkese sağlıklı, keyifli okumalar dilerim.
Beyinde Ararken Bağırsakta BuldumSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20178,7bin okunma