Romanın gerçek bir olaydan alınmış ve farklı bir ülkede yaşanmış bir olay olması, benim gözüme kendi ülkemde yaşanılan çocuğa şiddet ve istismara dair bir sürü örnek getirebiliyor, çok korkunç. Çocuk çocuktur yara izi sadece düştüğünde olur biraz ağlar, acısını bir müddet hisseder o da sonra hemen geçer. Geçmeyen tekrarlanan onca acı, gözyaşı ve susturulmuşluk çocuğa göre değildir.
Yazık olmuş diyip üzülerek geçilecek bir konu asla değil. Çocukların sessiz çığlıklarının kulakları sağır etmesi gerekirken aksine kör sağır ve dilsizi oynayan onca insan görmek gerçekten üzücü. İnsanlıktan çıkmışların çoğaldığını görmenin dehşetini yaşıyoruz.
Kitap, Diana isimli çocuğun çevresinde bulunan ve kötü şeyler olduğundan, gördükleri tuhaflıklardan şüphelenen insanların başlıklar halinde açıklamalarından oluşuyor. Akışta şiddet olaylarının detayına inilmiyor ama yine de derinlemesine tüm acı hissettiriliyor. Kitapta genel olarak çaresizlik ve ‘zaten her şey bitmiş’ duyguları hakim. Çok hüzünlenerek ve bazı gerçekleri kötü gerçekler de olsalar sonuna kadar hissettiğim bir okuma oldu.
Keşke tüm çocuklar çocukluğunu yaşama şansına sahip olsalardı. Bu kadar masumane ve zaten olması gereken basit bir dileği düşlemenin çaresizliği içindeyiz..