Şiir bir başına ne hayıftır, ne telafidir, ne ağıttır, ne sevinçtir, ne iç dökmedir. Bütün bunları içeri elbette. Ancak o çok özel, çok bireysel bir varoluş manifestosudur.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bilgi, başka insanlara götürmüyorsa nereye götürür bizi?
Yazmak bir varoluş erdemi değilse nedir?
Kabalık hangi kalbi iyileştirir? Küfür, nasıl bir gelecek kurar bize? İnsan nasıl bir değersizdir duygusuyla büyür ki kimseyi sevmez. Kendinden başka birisi olmaz.
Biliyor musun, yaşamanın dayanılmaz bir hal aldığı zamanlarda içimizden birisi hikâye anlatmaya başlar. Hepimizin bininci kez dinlediği bir hikâyedir. Yeri değildir. Ayıptır hatta. Yalnızlığımıza bir yalnızlık daha açacak bir hikâyedir. Birden gülmeye başlarız. Saygısızlık olur mu hiç. İnsanın acısını sevmesi için dünyaya ait bir tutamağa ihtiyacı oluyor.
Keder o eski sözlerdir. Seslerin asılı kaldığı boşluktur. Uzakların kirpiklerde çırpınıp durmasıdır. Bütün sabahların bir sonsuz akşama dönmesidir.
İyimser bir gökyüzü altında, dünyanın bizimle ağlamasıdır keder.