Şu son saatlerimde elimde senden tek bir satır bile yok, hayatımı vermiş olduğum insandan tek bir satırcık. Bekledim, çaresiz kalmış bir kadın gibi bekledim. Ama sen beni aramadın, bana tek bir satır bile yazmadın… bir tek satır…
Ama sen, her akşam sokağında beklemememe rağmen, uzun zaman farkıma varmadın, ne tipi hâlinde yağan karın altında, ne de Viyana’nın o bıçak gibi keskin sert rüzgârında. Ah, saatler boyu nasıl da beyhude bekleyip durdum,