Mustafa Kemal'in corinne'e on dördüncü mektubu..
17 eylül 1332 (1916) Sizi 40 gün yatakta kalmak zorunda bırakan hastalığı bana haber veren mektubu aldım. Bu havadis beni çok üzdü. Fakat yine de sizin bu mektubunuz beni teselli etti, zira yatakta yazıldığı halde, bu mektubu sıhhatinizin delili diye kabul ettim Karargahıma gideli ve Nuri Bey'i yalnız bırakalı 15 gün var. Son muharebeleri idare ettiğim bir ay zarfında Nuri Bey, Hüseyin Bey, ilh... ilh... ile hemen her gün beraberdik. Kıymet verdiğiniz insanlarla birlikte ateşe ve ölüme göğüs germek ne zevk. Bu umumi savaşlar sırasında zavallı Faik Paşa alnından bir kurşun yiyerek şeref meydanında can verdi. Eski dostumun kahramanlık misalini takip etmek isteyen Nuri Bey'in coşkunluğu görülerek şey! Allah'tan, cennette kendisi için yapılan, fakat henüz inşa halinde bulunan köşk tamamıyla bitinceye kadar sabretmesi için verdiğim nasihatlere kulak astı. Muş dağlarındaki kumandanımızın manasız bir mektubundan bahsediyorsunuz. Müsaade buyurunuz, size haber vereyim ki hanımefendi, ben de bu zattan her gün hiçbir mana ifade etmeyen mektuplar alıyorum. Anlaşılıyor ki bu zat, son zamanlarda Türkçe şiirleri Fransızcaya tercüme etmekle meşgul olmaya başlamış. Alayın bir kumandanı ve Nuri Bey'in başarılarının bir afişçisi Fuat Bey (Salih Efendi size bu konuda eğlenceli izahat verebilir) bana bir mektup göndermiş, edebiyatımızdan şu güzel tercümeyi yapmış: "Lair de l'amour souffle dans la tète-Monsieur où, moi où. Bu, şu beytin tercümesi Imiş: Havayi aşk eser serde Efendim nerde, ben nerde. Bu tercüme bana Harbiye Mektebi'ndeki arkadaşlarımdan biriyle bir Fransız kızı arasındaki konuşmayı hatırlat: -Matmazel bana bir şeftali verir misiniz? -Şeftali yok bende Mösyö. Zavallı Mösyö, ne manaya geldiğini yalnız kendisinin bildiği Türkçe bir deyimi Fransızcaya tercüme etmişti. Ali Şevket
Sayfa 60·Kitabı okudu
Mustafa Kemal'in corinne'e gönderdiği on ikinci mektup
Siirt, 6 mart 1916 Aziz Madam, Bu defa hakiki dostluğumuzu hatırlatmak için ilk önce ben kalemi elime alıyorum. Batıdan doğuya kadar devam eden uzun ve yorucu bir yolda iki ay kadar seyahat ettikten sonra bir istirahat anı bulunabileceğine inanılır, değil mi? Fakat heyhat! Görülüyor ki, bu ancak ölümden sonra mümkün olacak. Fakat bu hayali rahata kavuşmak için Allahımızın cennetine gitmeye kolay kolay razı olacak değilim. Yarın başka bir seyahat istikametine gideceğim. Diyarıbekir'e gelen Nuri'ye beni, bugün bulunduğum Siirt'ten üç gün uzakta Miyafarkin'de bulmasını emrettim. Nihayet üç gün sonra birbirimizi göreceğiz ve eminim geçmiş günlerden ve bilhassa sizin aziz varlığınız sayesinde yaratılan iyi ve sevimli hatıralardan hararetle bahsedeceğiz. Bu satırları yazarken Doktor Hüseyin Bey yanımda, size ne yazdığımı soruyor ve bunların Matmazel Edith'e ait olacaklarını anlamakta ısrar ediyor. Çok memnun olsun diye, aziz Edith'in melekane tavırlarla fala baktığı tatlı anları hatırlamaklığınıza müsaade ediniz Valideniz hanımefendiye seçkin hürmetlerimi arz ederim. Doktor, Matmazel Edith için yazdığım cümleyi dinledikten sonra beni yalnız bırakı. Ben yalnızım, fakat her şeyi tasvirden acizim! Bu sayfanın geri kalan kısmını önümde bulunan bir kitaptan aldığım bazı sözlerle dolduruyorum: "Orduların hala devam eden mekanik hareketleri sona ermek üzereydi. Zira halkın hareketi sündüğü zaman askerler bulunmaz. Ruhların takati bittiği zaman generaller kendilerine gelemezler ve zaferler askerlerle, generallerle ve para ile birlikte sona erer..." Mignet. Son söz: "ya hiç doğmamış olmak veya hiç unutulmamak isterdim." Chateaubriand. M. Kemal Adres: General Mustafa Kemal Diyarıbekir.
Sayfa 58·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Mustafa Kemal'in corinne'e gönderdiği on birinci mektup
20 Temmuz 1915 Mürsil: Uzunköprü yolu ile Maydos Aziz Madam, Karargahımın katiplerinden Hulki Efendi'nin İstanbul'a seyahatinden faydalanarak size bu mektubu yazıyorum. Birkaç gün evvel içinde bazı latife sözleri bulacağınız bir kartpostal yollamıştım. Burada hayat o kadar sakin değil. Gece gündüz, her gün çeşitli toplardan atılan şarapneller ve diğer mermiler başlarımızın üstünde patlamaktan hali kalmıyor. Kurşunlar vızıldıyor ve bomba gürültüleri toplarınkine karışıyor. Gerçekten bir cehennem hayatı yaşıyoruz. Çok şükür, askerlerim pek cesur ve düşmandan daha mukavemetlidirler. Bundan başka hususi inançları, çok defa ölüme sevk eden emirlerimi yerine getirmelerini çok kolaylaştırıyor. Filhakika onlara göre iki semavi netice mümkün: Ya gazi ya da şehit olmak! Bu sonuncusu nedir bilir misiniz? Dosdoğru cennete gitmek Orada Allah'ın en güzel kadınları, hurileri onları karşılayacak ve ebediyen onların arzusuna tabii olacaklar. Yüce saadet. Sizin mantıki nasihatlerinizi beklerken, şimdiki hadiseler yüzünden kazandığım sert karakteri yumuşatacak romanları, etüt etmeye ve böylece, ümit ederim ki hayatın hoş ve iyi taraflarını hissedecek hale gelmeye karar verdim. Herkesi teshir eden sevimli ve nükteli konuşmanızdan en büyük zevki almak benim için imkansız olmasaydı, aşk duygularından ve kendisiyle nadiren fikirlerimin birleştiği bir insanın hayat görüşünden başka bir şey ilham etmeyen bir romanın tefrikalarını okumak ihtiyacını duymazdım. Fakat cereyan eden ve bana kısa bir müddet içinde bitecek gibi görünmeyen hadiseler beni, Hulki Efendi'ye birkaç roman ismi vermenizi rica etmek zorunda bırakıyor. Gidip satın alabilsin diye. Valideniz hanımefendiye ve pederiniz beyefendiye hürmetlerimi ve Matmazel
Sayfa 54·Kitabı okudu
Mustafa Kemal'in corinne'e gönderdiği onuncu mektup..
Mustafa Kemal'in 22 haziran 1915'te yazdığı mektup: 22 haziran Aziz Madam, Uzun zamandan beri aramızda derin bir sessizlik hüküm sürmektedir. Onu evvela sizin ortadan kaldıracağınızı sanıyordum. Fakat insanın tahayyül ettiği şey nadiren gerçekleşir. Bundan başka, eşsiz ve hayranlığa layık dost H.K.'nin getirdiği mektuplardan sonra sevimli mektuplarınızı beklemekte haksızım. Ben Sofya'da iken genç, fakat tecrübeli bir dost hanım bana diyordu ki, bir kadın hayran olduğu bir erkek dosta karşı duyulan saygı ve suskunluğun tesiri altında kalmamalıdır. Fakat bu pek mantıki nasihatlere rağmen, çok defa bu bir kere birine hayran olmuş hanımın bile, onunla daima tehlikeli bir tarafı olan konuşmalarına devam ettiğini görüyordum. Nuri Bey buraya geldi. Sizin evinizde geçen sevimli (öğlenden sonraları) her an hatırlıyor (dilinden düşürmüyor). Hastahanede meşguliyet ve eğlence mevzuları bulabilmiş olmanızdan memnunum. Aziz Madam, size hürmetkarane duygularımı sunmama müsaade ediniz. Valideniz hanımefendiye, pederiniz beyefendiye ve küçük dost Matmazel Edith'e muhabbetle dolu bin şey. M. Kemal
Sayfa 53·Kitabı okudu
Mustafa Kemal'in corinne'e gönderdiği kart..
14 haziran 1915 tarihli bir başka kart: Aziz Madam, Korkarım ki şöyle diyeceksiniz: "İşte bir asır! var ki, sizden bir haber yok". Eğer Nuri Bey kendisine yolladığım bir mektupta sizin için yazdıklarımı size vermedi ise beni değil, tabii onu cezalandırmakta haklı olacaksınız. İşte haberler: daima büyük başarılarla savaşıyoruz. Ümit ederim, ki gümüş imtiyaz, altın harp liyakat madalyalarıyla, Almanya'nın demir haç nişanıyla dekore edildiğimi ve miralaylığa terfi ettiğimi duydunuz. Bütün aileye saygılar. Matmazel Edith, bu defa yaralılara bakmak için çalışıyor mu? Ben İstanbul'a yaralı gelirsem hanginiz beni tedavi etmek lütfunda bulunacak?
Sayfa 53·Kitabı okudu
Mustafa Kemal'in corinne'e gönderdiği kart..
24 mayıs 1915 tarihli bir kart: Aziz Dost, İşte Arıburnu'nda İngilizlerle savaştayım. Düşmanın esaslı kuvvetini ezdim, bakiyemi de (bakiyesi de olacak) cesur kıtalarım tarafından sahile, donanmanın himaye ettiği bir noktaya sürüldü. Pek ziyade ümit ederim ki düşmanın tam imhası haberini yakında alacaksınız. Matmazel Edith'e Türk dilinde ilerlediği için tebrikler ve cümlenize hürmetler. Kart, kurşunkalemle Fransızca yazılmıştır. Buna karşılık adres ve gönderen bölümleri eski yazıyla ve Türkçedir. Adres: Pangaltı, Mektebi Harbiye karşısında Tabip Miralay Luigi Bey'in 112 no.lu hanesi. Latin harfleriyle Fransızca: Madame Loutfy Gönderen: Maydos Arıburnu, Mustafa Kemal Bey Dikkat ederseniz Mustafa Kemal burada da Fransızca imla kullanmış, Lütfü adını "Loutfy" olarak yazmıştır.
Sayfa 52·Kitabı okudu