Ve eğer Tanrı'yı tanımak istiyorsanız, bilmece çözücüsü olmaya çalışmayın. Daha ziyade etrafınıza göz gezdirin, O'nun çocuklarınızla oynadığını farkedeceksiniz. Gökyüzüne dikkatlice bakın; O'nun bulutların içinde yürüdüğünü, kollarını şimşeklerin içinden uzattığını ve yağmurla aşağı indiğini göreceksiniz. O'nu çiçekler içinde gülümserken, sonra da gelişip ağaçlarda el sallarken göreceksiniz.
Din, ne eylem ne de fikir olan, ancak eller taşı yontarken ya da dokuma tezgahını yönlendirirken bile ruhta ortaya çıkan bir hayret ya da şaşkınlıktan başka nedir?
Hayallere güvenin, zira onlar gizler sonsuzluğa giden kapıyı. Ölüm korkunuz, kendisine şeref bahşedecek kralın önünde duran çobanın titremesinden farklı değildir.
Ölümün sırrını öğrenmek istiyorsunuz. Ancak onu, yaşamın kalbinde aramadıkça nasıl bulacaksınız? Gece gören gözleri gündüzlere kör olan baykuş, ışığın gizemini açığa çıkaramaz.