Son Düşesim - Robert Browning
Bu son düşeşim, resmi duvarda boyanmış,
Bakıyor sanki yaşıyormuş gibi. Ben bu esere
Bir mucize derim, işte: Fra Pandolf’un elleri
Bütün gün çalıştı, ve o dikiliyor orada.
Oturup bakarmısınız lütfen? Fra Pandolf
Dedim mahsus, çünkü hiçbirzaman anlatmadım
Sizin gibi yabancılara bu resmi çizilen yüzü,
Ciddi bakışındaki derinlik ve arzu,
Bana doğru yöneliktir (çünkü sizin için açtığım
Bu perdeyi, benden başka hiç kimse açamaz)
Ve bana öyle geliyor ki bana sorduklarında, eğer sorarlarsa bana,
Nasıl böyle bir bakış geldi diye oraya; böyle, siz olmayacaksınız
İlk defa olarak dönüp bana soran bu soruyu. Saygıdeğer beyefendi, yalnız
Kocasının orada oluşu değildi Düşeşin
Yanağına o sevinç noktasını getiren: belki de
Frau Pandalf bu fırsatı kullanarak derdi ki, “Hanımefendinin şalı
Bileğinin çok üzerindedir,” yahut “Boya
Katiyen ümit etmemeli onun boğazında ölen
Soluk renkli yarım-kızartıyı taklit etmeyi” Böyle şeyler
Kibarlıktır diye düşündü ve yeterince sebepti
Bu sevinç noktasını hatırlatan. Onun
Bir kalbi vardı—Nasıl söyleyeyim?—çok çabuk memnun edilen,
Çok kolay etkilenen; Severdi
Baktığı herşeyi, ve bakışları heryere giderdi.
’Hepsi birdi!’ Beyefendi. Göğsünün üstünde bana karşı taşıdığı sevgi,
Batıda gün ışığının düşmesi,
İşgüzar bir aptalın onun için meyve bahçesinden
kestiği kiraz dalı, taraçanın