Freyja

8/10
·128 syf.·
Beğendi
·
2017 89. kitabı
Bir eseri yorumlarken tasnif ederek değerlendirmenin daha adil olacağını düşünüyorum. Okuduğumuz her eserde; örneğin psikanaliz için Jung, bilim felsefesinde Karl Popper, dilbilimde Noam Chomsky, fizikte Newton, Einstein, Max Planck gibi çalışmalar yaptığı bilime zemin oluşturan, büyük ölçüde geliştiren kuramcıların eserlerindeki performansı bekleyemez ve göremeyiz. Ben de bu kitabı, adını hiç duymadığım bir yazardan "insanlarda eşeysel seçilimin ve aşkın evrimsel, psikanalitik kökeni" üzerine yorumunu merak ederek, beklentimi de fazla yükseltmeyerek okumaya başladım. Anlatımının çok akıcı ve ilgi çekici olduğunu söyleyebilirim. İçerik bakımından da yazarın yorumlarından çok Darwin, Freud eserleri başta olmak üzere pek çok eserden alıntı içerdiği söylenebilir, hatta öyle ki normal bir benzetme yaparken dahi Aziz Nesin'in Çuvala Doldurulmuş Kediler kitabından alıntı yapmış. Sözün özü karşınızda pek çok kitabın sade anlatımlı bir derlemesi var.İçeriği size çok bilgi katmayacak olsa bile henüz okumamış olduğunuz envai çeşit kitaptan alıntılar okursunuz. Eşeysel seçilime başlangıç yapmak isteyenler için de çerez niyetine okumak isteyen ileri okuma yapmış okurlar için de tavsiye edilir. Keyifli okumalar.
Kadın ve PenisOlcay Yılmaz · Düşünbil İm Yayınları · 2012151 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·68 syf.·
Beğendi
·
2017 80. kitabı
Hikayemiz "Tanınmış roman yazarı R., dağlara yaptığı üç günlük dinlendirici bir geziden sabahın erken saatlerinde tekrar Viyana’ya döndüğünde ve garda bir gazete aldığında, tarihe şöyle bir bakar bakmaz o günün doğum günü olduğunun farkına vardı." cümlesiyle başlıyor. Gelen mektuplara göz atılıp iki düzine kağıttan oluşan -sonradan bilinmeyen kadından geldiğini öğreneceğiniz- kalın bir mektup okunmaya başlanıyor. İlk sayfada bunlar olmaya başlarken, "yazmak" isteyen biri ünlü bir kalemin değerlendirmesine tabi tutmak istediği hikayesini göndermiş olabilir diye düşünebilir, biraz sonra yazar R'ye sevgilim diye hitap etmesinden hadsiz bir hayranı olduğunu söyleyebilirsiniz. Ama eğer Zweig'ı tanıyorsanız mektuptakinin özel bir kadın olduğunu, hatta yazarın da yan rol kalacağı bir hikayenin başrolü olacağını daha satırlara devam etmeden bilirsiniz. Bunları öngörüp artık hikayeye geçmeye hazır olsanız bile Zweig'ın sizi yine de şaşırtacağını bildiğinizden daha fazla tahmin yürütmez kendinizi yazarın bol tasvirli, duygu yüklü satırlarına teslim edersiniz. Zweig'ın kalemi bambaşkadır, lafı dolandırmaz Zweig. Sizi satırlara başladıktan sonraki birkaç dakika içinde kitabın paragraflarının uzunluğuna yazı puntosuna baktırmadan etkileyici üslubuna, tasvir gücüne, çekici hikayesine hapseder. Kitabı bitirdiğinizde edebi tatmin içinde olacağınızdan, eğer duygusal biriyseniz vurucu birkaç cümlesini çok hassas karşılayacağınızdan eminim. Herkese keyifli okumalar dilerim.
Edebiyat
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,3bin okunma
8/10
·64 syf.·
Beğendi
·
2017 71. kitabı
Koşu nasıl bir spordur bir de benim ağzımdan dinleyin, koşucuyum ben. Oryantiring, yarışırken bana yaşam mücadelesi gibi geldi hep. Elinizde sadece bir harita ve gideceğiniz bir dolu hedef var. Çukurlar, tümsekler, ağaçlar,yokuşlar, bozuk yollar... Yarışta tanıdıklarınızı tanımazsınız. Yalnızsınız, bir başınızasınız. Çevrenizde koşan onlarca insan var ancak onların koşması sizin aleyhinize işleyen bir durum. En son ya yarış bitsin kurtulayım diye dua edersiniz ya da yarışı rekabet havasından çıkmadan bitirir yarış boyu güçlü, dirayetli duruşunuzu sergilersiniz. Ben koşuyu tek kelimeyle tanımlayacak olsam hırçınlık derdim. Koşu hırçındır, dayanıklılık gerektirir. Güzel başlarsınız, başta ısınırsınız, açar insanı, kilometreler geçer bir bakmışsınız kalbiniz kafanızda atıyor, görüşünüzü saç diplerinizden düşen terler bozabiliyor -yine de kaşlarınıza binlerce teşekkür ediyorsunuz terinize set olduğu için- yanmaya başlıyorsunuz, vücudunuzun dört bir yanından kas ağrısı çekiyorsunuz, kalp atışlarınızı kulağınızda duyumsuyorsunuz, ciğerlerinizin hava doldurup boşaltmaktan bitkin düşmüş gibi bir hali var. Vücudumuz böyle zorluk çekerken bizi koşuya devam ettirten güç nedir? Belki fiziki tatmin, belki yarıştan kazanacaklarınız.. Koşunun adı "amok koşusu" olduğunda tanımlar, şartlar bütünüyle değişiyor. "İşte Amok... evet Amok, şöyle oluyor: Bir Malezyalı, herhangi bir sıradan, kendi halinde adam içkisini içiyor... Ruhsuz, ilgisiz, donuk bir biçimde oturuyor oracıkta... tıpkı benim odamda oturduğum gibi... sonra ansızın ayağa fırlıyor, hançerini kapıyor, sokağa fırlıyor... dosdoğru koşuyor, dosdoğru... nereye gittiğini bilmeden... Yoluna ne çıkarsa, insan olsun hayvan olsun, hançerini saplıyor, akan kan onu daha da çıldırtıyor... Ağzı köpürüyor, kudurmuş gibi uluyor... ama
Edebiyat
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,5bin okunma
8/10
·288 syf.·
Beğendi
·
2017 64. kitabı
Çıplak Maymun, zoolog Desmond Morris'in HOMO SAPİENS yerine kullandığı ifadedir. EVRİM UYARISI!!!!! Kitapta yazılanların temelinde -elbette ki ve ço..ook doğal olarak- evrim var. -Evrimi sadece küçüklük fotoğrafıyla günümüz fotoğrafını kolaj yaparken "evrime kafa atmışım yaaa sndndn" derken kullanıyorsanız okumadan önce hemen yeni sekmeye geçip çok zaman kaybetmeden milyonlarca yıl önceki atalarınızdan haberdar olmanızı tavsiye ederim. -Eğer evrimden bahseden insanlara "siz atanızı maymun olarak mı kabul ediyorsunuz" "tesadüf olarak görüyorsanız sizin orda oturmanız ne peki" ( youtu.be/o19nDcz_a3I ) ve benzeri şekillerde tepki gösteriyorsanız, cinsellik de sizin için mimli bir konuysa, ayrıca barbarlıkla et yiyicilik arasında alaka kurmuşsanız, lütfen sayfayı hızlıca kaydırıp metnin gerisini okumayınız, hele hele saldırganca söylemlerine hedef tutacak karakterde insanlardansanız yoruma beni engelleyin yazmanız yeterli... Çift halinde yaşayan, önemli cinsel güce sahip, başka hiçbir yerde rastlanmayan bir sürü karakteristikleri olan bir tür; primat geçmişli, et yiyiciye dönüşmenin izlerini taşıyan karmaşık bir bileşim. (İlaveten çağdaş uygarlık) olarak tanımlanıyor, çıplak maymun. Çıplak maymunun tüylerini hangi dönemde döktüğü bilinmemekte. Bilim insanlarının konu hakkında birkaç teorisi var. (Ne demişler diyen meraklısı için yazarın kendi anlatımıyla sayfaları paylaşabilirim, söylemeniz yeterli.) Kitap: kökler, cinsellik, yavru bakımı, araştırıcılık, savaşma, beslenme, konfor ve hayvanlar olarak 8 bölüme ayrılmış. Kökler bölümünde tüysüz(çıplak) olmamızın kökeni gibi konulardan, cinsellik bölümünde tek eşli olmamızı sağlayan nedenlerden, cinsel yaşantısı en yoğun olan tür olmamızdan, orgazm sırasında vücutta meydana gelen değişimlerden bahseder, ve
Çıplak MaymunDesmond Morris · İnkılap Kitabevi · 2009306 okunma
8/10
·60 syf.·
Beğendi
·
2017 65. kitabı
"Ama ben bilinmeyen adayı bulmak istiyorum, o adaya ayak bastığımda kim olduğumu öğrenmek istiyorum, Bilmiyor musun ki, Kendinden dışarı çıkıp kendine bakmadıkça kim olduğunu asla bilemezsin." diyor kitapta Bilinmeyen Ada. Bilinmeyen Adanın Öyküsü bir arayışın öyküsüdür kendini arayan herkesin öyküsüdür. Şirin mi şirin anlatımıyla, kısacık kitaba sığdırdığı derin cümleleriyle sizi uzun süre düşündürecek, atmosferinden çıkmayı hiç istemeyeceğini bir hikayedir. Bilinmeyen adalarınız hiç bitmesin 1000kitap okurları... İskeleler de sancaklar da sizin olsun.. Keyifli okumalar :)
Edebiyat
Bilinmeyen Adanın ÖyküsüJosé Saramago · Kırmızıkedi Yayınevi · 200927bin okunma