İrem

İrem
@matthilda
Öyle olmuş, böyle olmuş. Bekleyenle bekleyenin beklentilerinin birbirine uymadığı çabuk anlaşılmış. Bir kadından diğerine geçilmiş, bir evden başka bir eve, bir işten ötekine, bir umuttan bir umuda, bir yıldan bir yıla. Ama yarın dediğimiz şeye ısrarla yüründüğünde illaki varılacak ferah bir düzlük değilmiş. Yaşamak, ağzında tuttuğu kendi kuyruğunun peşinde koşan bir köpek olmakmış. Zaten dünya yuvarlakmış, başladığı yere dönmek eşyanın tabiatıymış.
Sayfa 186·Kitabı okudu
Reklam
Ali’nin yüzünde hangi duyguyu aradığımı bilmiyordum. Daha doğrusu, pişmanlık mı bulmak istiyorum beni bırakıp gittiği için, sevinç mi beni yeniden bulduğu için, eskisinden daha kuvvetli doğacak bir aşk mı, yoksa aşkımızın hiç bitmemiş olduğunu,beni bırakmış olsa bile içinde yaşatmış olduğunu mu okumak istiyorum, emin değildim.
Sayfa 145·Kitabı okudu
Delirmemek için ilaç alıyordum. Delirmekten kastım, aklımın başımda olmayışı değildi. Aksine, aklım fazlasıyla başımda olduğu için delirmekten korkuyordum. İyice gerilmiş bir lastiğin kopması gibi ikiye bölünmekten, iki ayrı yöne şiddetle savrulmaktan, parçalarımın duvara çarpmasından korkuyordum. Ölmek evlaydı. Ama insan ikiye bölünse bile ölmeyebiliyordu. Ağır yaralı olarak yaşamaya devam ediyor, işin kötüsü kendinde son darbeyi vuracak gücü bulamıyordu.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Osman’la yaşadığımız şey aşk değildi. Aşka çok benzediği zamanlar olmuştu. Ama tümüyle aşk değildi. Başka bir şeydi. Benim boğucu derin umutsuzluğumdu. Kapandaki fare gibi çaresizliğimdi. Tuzağa düşmüşlüğümdü. Sevilmeyi ölesiye isteyişimdi. 
Sayfa 22·Kitabı okudu