Kendini derinlemesine anlamaya çalışma. Çünkü hiçbir zaman kendini tam anlamıyla anlayamayacaksın. Bu derin anlam arayışı seni hayattan koparabilir. Kendini ve hayatın anlamını çözmeye çalıştıkça, daha da depresif hissedebilirsin. Çünkü bu arayış sonsuzdur; ucu bucağı yoktur. İpin ucunu kovalarken, somut dünyadan adım adım uzaklaşabilirsin. Bazen o kadar yol alırsın ki geri dönüp biraz dinlenmek, nefeslenmek istediğinde, dönüş yolu gözüne çok daha uzak görünür.
İşte bu yüzden, kendini çözmek zorunda hissetme hiçbir zaman. Zorunluluk kaygı doğurur, kaygı da insana yük olur. Eğer bu yolculuğun henüz başlarındaysan, hayata karış. Öyle bir karış ki hayatla aranda hiçbir boşluk kalmasın. Çünkü insan kendini en iyi böyle tanır. Yaşa; hüznü, kederi, neşeyi ve sevinci… Kendini ancak böyle seversin ve ancak böyle affedersin.
En önemlisi, günün birinde “Keşke kendi zindanımdan çıkıp nefeslenseydim” dememek için, şunu unutma: Kendini hayatın içinde bulmalısın.
-iko꩜