İnsanlar sevdiği işi yaptıklarında mutlu olurlar. Bu yüzden siz de ne yaparken keyif aldığınızı ve sizi neyin heyecanlandırdığını mutlaka bulmalısınız. O zaman insanların söylediklerinden daha az etkilenerek yaşayabilirsiniz. Cesur olun. Anladınız mı?
Hasta olsam da dişimi sıka sıka işe gidiyorum. Yerimden kalkamayacak kadar hasta olduğumda işe gidemeyince, ben bile abarttığımdan kuşkulanmaya başlıyorum. Hastaysak dinlenmemiz son derece doğalken niye böyle hissediyorum?
Yougju artık bu sessizliğin içinde huzurlu hissediyordu. Bir başkasıyla aynı mekânı paylaşmasına rağmen konuşma zorunluluğu hissetmediği gerçeği onu sevindiriyordu. Elbette söylemek istediğimiz bir şey olmasa bile konuşmak, karşımızdaki kişiye nezaket gösterdiğimiz anlamına da gelebilirdi. Ancak çoğu zaman başkalarını düşünmekten, kendimizi düşünemez hale geliyorduk. Ondan bundan bahsederek kendimizi konuşmaya zorlarken birdenbire bomboş hissediyor, bir an önce bulunduğumuz yerden çıkıp gitme isteğiyle sarmalanıyorduk.
Müzikte ahengin kulağa hoş gelebilmesi için öncesinde ahenksizlik olmalıymış. Bu sebeple müzikte ahenk ve ahenksizliğin bir arada var olması gerekiyormuş. Yaşamımızın da müzik gibi olduğunu söylüyor. Uyumdan önce uyumsuzluk olduğu için hayatlarımızın güzelliğini hissedebiliyormuşuz.