Küçük olmasına karşın İsrail toplumunu parçalayan büyük gerilimleri göstermesi açısından önemli bir olay. Geçenlerde bir arkadaşımın söylediği şey geliyor aklıma: "Toplumumuzu birleştiren bir Filistin tehlikesi korkusu olmasaydı, toplumumuz içten infilak ederdi."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İsrailliler bizi insanlıktan çıkarmak, çekip gidelim diye bizi umutsuzluğa düşürmek istiyor. Ama biz, eğer umudumuzu kaybetmezsek onların kazanamacağını biliyoruz. Hepimizi öldürmedikleri sürece tabii! Ki bu da inkansız, sadece dünyanın tepkisi nedeniyle değil, kendileri hakkında ahlaklı bir imajı korumak istedikleri için. Bazı şeyleri saklamayı becerseler bile, bir soykırımı asla gizleyemezler.
"Ben her zaman nazik olmaya ve diğerlerini de öyle davranmaları, görevlerini daha insanca ve olabildiğince dürüstçe yapmaları için ikna etmeye çalıştım. Kendimi, İsrail devletini korumanın tek yolunun bu olduğuna ikna etmeye çalıştım ve buna inandım. Karşıtlıkları yumuşatabileceğinizi, nedensiz zorbalıkları engelleyebileceğinizi hissediyorsunuz. Ama sonunda, orada, operasyonun bir parçası olduğunuzu ve onu az çok incelikle yürüttüğünüzü anlıyorsunuz, her halükârda tutukluyor, aşağılıyor, arama yapıyorsunuz. Dolayısıyla günaydın demek ya da dememek, fark etmiyor. Kısacası her işgal ordusunun yaptığı şeyi yapıyorsunuz. Ve insanları barikatlarda durdururken nazik davranmanız, bu barikatların insanlık dışı niteliğini ortadan kaldırmıyor.
Kimi zaman, ateş ettikten sonra, askerlerin ağladığı görülüyor. Bu tam bir sahtekârlık, kendini affetmenin, kendi kendine iyi bir insan olduğunu söylemenin bir yolu. Ama topraklarını işgal ettiğimiz Filistinliler, bizim suçluluk duygumuzu ne yapsın?"