"Tek gerçek yolculuk, tek gençlik pınarı, yeni manzaralara gitmek değil, başka gözlere sahip olmak, evreni bir başkasının gözünden, başka yüz kişinin gözünden görmek, onların her birinin olduğu, her birinin gördüğü yüz evreni görmektir."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Bugün birçok insan farkında olmadan Platon'un mağarasında yaşıyor. Meçhul karşısında yaman bir korkulan var ve kişisel olarak onları etkileyecek her değişimi reddediyorlar. Fikirleri var, projeleri, düşleri var, ama bunları asla gerçekleştirmiyorlar, doğrulanmamış binlerce korkuyla felç olmuşlar, elleri ayaklar kelepçeli, oysa anahtarı da yalnızca kendilerinde. Boyunlarında asılı, ama asla ellerine alamıyorlar.
"Sanırım yaşam sürekli değişimden, hareketten ibaret. Statükoya dört elle sarılmanın hiç anlamı yok. Yalnızca ölüler kımıltısızdır... Bize uygun düşen yönde gelişebilmek için yalnızca kabul etmekte değil, değişime başlamakta da yarar var."
"Benim inancım," diye sürdürdü sözünü, "her değişimin dışarıdan değil içeriden gelmesi gerektiği. Ne bir örgüt, ne bir yönetim, ne yeni bir patron, ne bir sendika, ne de yeni bir eş senin yaşamım değiştirebilir. Politikaya baksana: İnsanlar yaşamlarım değiştirsin diye birine güvendiklerinde ne işe yaradı? 1981'de Mitterrand'ı düşün, 1995'te Chirac'ı, 2008'de Obama'yı... Her seferinde hayal kırıklığına uğradılar. Sonuçta, yanlış adama oynadıklarını, kötü tercih yaptıklarını sandılar. Aslında sorun bu değil. Gerçek, senin yaşamının senden başka kimsenin değiştiremeyeceği. Bu nedenle yaşamına kendin sahip çıkmalısın.