Bazen hayat umduğumuzdan daha acı davranır bize; korkarız, kaçmak isteriz, yüklediği yükü taşıyamayacağımızı düşünüp yaşadığımız mutlu olduğumuz hayatı geride bırakıp kaçarız. Sakın bunu yapma Ali, yaşadığın hayat ne kadar zor olursa ne kadar dayanılmaz olursa olsun sakın kaçma. Kaybedeceksin, ihanete uğrayacak, birçok adaletsizlikle karşı karşıya kalacaksın ama ne olursa olsun karşı durmaktan, insanları sevmekten vazgeçme.
İnsanlar doğduğunda kirlenmeye başlar, yıllar geçtikçe de yüzündeki, bedenindeki çatlaklar ve kırışıklıklar daha da çok belirginleşir. Aslında hepsi birer kanıt gibidir. Yaşadıkça kirlendiğimizin, günaha battığımızın kanıtı gibi... Her acıyla katlanır, kırışıklıklar artar sanki kat kat, kirleniyormuşuz gibi.
Sonra yerli yersiz gülmeyi öğrendim. Gerektiğinde cebimden çıkarıp yüzüme takmam gereken bir maske gibi. Bir süre sonra o kadar çok kullandım ki artık ayıramıyorum hangisi kendi yüzüm. Ve inan kendi duygularımı yansıtan yüzüm, bir maskeymiş gibi geliyor artık bana.