Zayiatımız aşağı yukarı on üç bin ölüydü. On üç bin zihin, anı, sevgi, duygu, dünya ve evren -ne de olsa insan zihni evrenin kendisinden çok daha fazla evrendir- ve hepsi de topu topu birkaç yüz metrelik çamur parçası için.
Bu teniste şampiyon olup tavşanlarla oynamaya mahkum edilmek gibi bir şeydi, üstelik onların berbat atışlarını ağın dibinden toplamak da hep bana düşüyordu.