Çocuk, dış dünyadaki o gaddar otoritelerin (anne, baba, öğretmen,) ve onların elindeki ceza araçlarının "kızılcık sopasının" arkasındaki zayıflığı, sahteliği ve tutarsızlığı keşfettiği an özgürleşmeye başlar. Otoritenin kutsallığı ve yanılmazlığı illüzyonu yıkıldığında, içsel bir cesaret frekansı (inatçılık) uyanır. Bu uyanış, Alice Miller’ın bahsettiği o "zehirli pedagojinin" ördüğü korku duvarlarını yıkan, çocuğun kendi öz savunma mekanizmasını (üst beynini) devreye soktuğu ilk entegrasyon anıdır.
Çocukluk çağında özgürleşme, şeylerin özünü ya da 'arkasında yatanları' görmeye çalışma şeklinde seyreder; işte bu nedenle kimseye fark ettirmeden herkesin zayıflıklarını öğrenmeye çalışırız... Eğer aradığımızı bulursak, bilmek istediğimizi öğrenirsek, kendimizi güvencede hissederiz; örneğin inadımız karşısında kızılcık sopasının güçsüz kaldığını fark edersek, artık ondan korkmayız, ondan korkmak için 'fazla büyümüşüzdür'.
Reklam
İnsan için en yüce varlık gene insandır, der Feuerbach. İnsan daha yeni keşfedildi, der Bruno Bauer. Öyleyse, bu en yüce varlığı ve bu en yeni buluşu yakından inceleyelim. ... Bir insan, dünyaya gözlerini açtığı andan itibaren, diğer insanlarla birlikte oyun zarları gibi oraya buraya çalkalanıp durduğu keşmekeşin içinde kendini bulmaya ve kendini kazanmaya çalışır.
Ben, önceden tanımlanmış sabit bir kavram, bir etiket, bir "öz" değilim; Ben her an kendini yeniden var eden, hiçbir kuramsal kalıba sığmayan canlı ve yaratıcı bir akışım. Sol beynin ürettiği o soyut etiketler (Hristiyan, vatandaş, aydın, iyi insan) Benim üzerimde egemenlik kuramaz; çünkü Ben o kavramların hepsini üreten ve dilediği an çöpe atabilecek olan biricik mülk sahibiyim.
Ben boşluk anlamında bir Hiç değilim, Ben yaratıcı bir Hiçim ve bir yaratıcı olarak bu Hiçten, her şeyi kendim yaratıyorum. O hâlde tamamen Bana ait olmayan davalar defolsun gitsin başımdan! ... Benim meselem... sadece ve sadece Benim olandır ve genel olmayıp, tıpkı benim biricik olduğum gibi, o da biriciktir.
Madem evrendeki en yüce güçler (Tanrı, İnsanlık, Devlet) kendi davalarını sadece kendi üzerlerine kuruyorlar ve bütünüyle egoistçe hareket ediyorlar, o halde Biricik olan insan neden kendi davasını bir başkasının üzerine kursun?
Reklam
Reklam