Örneğin öldürmek her zaman yanlıştır; çünkü On Emirde günah olduğu açıkça vurgulanır. Bu, belirli bir kişiyi -örneğin Hitler'i- öldürmenin, birçok kişinin hayatını kurtarabilecek olması halinde bile böyledir. Bu bir nevi basitleştirmedir: Aslında teologlar, örneğin savaş gibi istisnai koşullar söz konusu olduğunda, öldürmenin ahlaken onaylanıp onaylanamayacağı hakkında tartışırlar.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir eylemi doğru ya da yanlış yapan nedir? Bir kimsenin bir şeyi yapması ya da
yapmaması gerekir derken neyi kastetmekteyiz? Nasıl yaşamalıyız? Başkalarına
nasıl davranmalıyız? Bunların tümü, filozofların binlerce yıl tartıştıkları temel
sorulardır. İşkence, cinayet, zorbalık, kölelik, tecavüz ve hırsızlığın yanlış
olduğunu söyleyemezsek onları engelleme çabamızı nasıl gerekçelendirebiliriz?
Ahlakilik salt önyargıyla ilgili bir mesele midir, yoksa ahlaki inançlarımız
sağlam nedenlere sahip olabilir mi?
Yani Tanrı evreni, maddenin ve evrenin temel ilkelerini yaratmış olabilir. Ama insanlara ilgi gösteriyor olamaz. Kimi insanların mutlu, kimilerinin mutsuz, kimilerinin talihli, kimilerinin de talihsiz olmasını tasarlamıştır, o kadar.
Kim mutsuzdur, kim değildir bilmez, bilmek de istemez. Yani gerçek anlamda var olmaz.