max.kitapdozu

9/10
·200 syf.··
2024 11. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2024 14:18
Sözlü şiddetten yasalarla korunduğunuz bir uygarlık, bu uygarlığı düşleyen bir yazar, roman içinde içinde roman. Duygu Uygarlığı çok severek okuduğum bir roman oldu. Tarihteki ve günümüzdeki pek çok önemli isimle buluştuğum; yapay zeka, ruhani varlıklar gibi şaşırtıcı, değişik varlıklarla tanıştığım bir yolculuktu. Bu yolculuk sırasında aşk, başarı, ahlak, sözlü /psikolojik şiddet, lanetli düşünce gibi hayatımızda çok önemli olan kavramlar hakkında beyin fırtınası yaptım. Beyin fırtınası diyorum çünkü gerçekten uç noktalar arasında gidip geldiğim çok an oldu. Her karaktere hak verdiğim, hangisi daha haklı karar veremediğim pek çok satır vardı. Hem keyifle okunan hem de bol bol sorgulatan çok sevdiğim bir kitap oldu. Kurgu dışı pek çok kitabı olan yazarın ilk roman denemesini çok başarılı buldum.
Duygu UygarlığıGülüş Türkmen · Ayrıkotu Yayınları · 202411 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·304 syf.··
2025 38. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2025 22:03
Koleksiyoncu İngiliz romancı John Fowles'ın yayınlanan ilk romanı. Fakat yazmaya başladığı ilk romanı değil. Yazar ilk olarak Büyücü kitabını yazmaya başlamış. Yazımı yaklaşık 10 yıl süren Büyücü'yü yazarken ara verdiği bir dönemde Koleksiyoncu'yu yazmış ve yayınlanmış. Bu yazma süreci okuma sürecine de birebir yansımış . Büyücü çok etkileyici fakat okuması gerçekten okuması zor bir roman. Koleksiyoncu da oldukça etkileyici fakat rahat okunabiliyor. Erken yaşta ailesini kaybetmiş ve asosyal bir genç olan Frederick Clegg bir kelebek koleksiyoncusudur. Resim öğrencisi , sosyoekonomik olarak da daha iyi düzeyde olan Miranda Grey'e platonik olarak aşıktır. Bir gün bir şans oyununda büyük para kazanan Frederick, şehir dışında bir ev satın alır. Miranda'yı kaçırarak hapseder. Bunların sonunda kendisine aşık olacağını ve birlikte olabileceklerini hayal eder. Kitapta olayları Frederic ve Miranda'nın gözünden ayrı ayrı okuruz. Psikolojik gerilimi tabi ki daha çok Miranda'nın anlattığı bölümde hissediyoruz. Frederic Miranda'yı hapsederek izleyebileceği, yanında tutabileceği koleksiyonu için avladığı kelebekler gibi görüyordu. Fakat Miranda yaşayan, hisseden, tutkulu bir genç kadındı. Kitabın ana temalarından birisi de sınıf ayrımı konusu. Miranda'nın tutsak olduğu dönemde yazdığı günlüğü okuduğumuz bölümde bu konuda yaşadığı değişim çok güzeldi. Okuduğum iki romanda da Shakespeare'in Fırtına oyununa göndermeler var. Okumadan önce bu romanın konusu ve karakterleri hakkında bilgi edinmenizde fayda var. Böylece Miranda'nın Frederick'e neden Caliban adını taktığını anlayabilirsiniz:) Kitabın sonu ise çok etkileyici, beklenmedik.
KoleksiyoncuJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 202410,9bin okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2022 31. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2022 09:56
Dokunmadan Nermin Yıldırım'dan okuduğum ikinci roman ve ikinci yol hikayesi. Ölmek üzere olduğunu düşünürken birden iyileşme yolunda olduğunu öğrenerek hayata ikinci kez sahip olma şansını yakalıyor başkarakterimiz Adalet. Ve adının hakkını vererek geçmişiyle hesaplaşmak ve adaleti sağlamak için bir yola, bir yolculuğa çıkıyor. Geçmişle hesaplaşma, aile ilişkileri, hayatımızda eksik kalanlar, yapamadıklarımız, yapmadıklarımız, suçluluklarımız... Merkezine pişmanlık duygusunu alarak yazdığı bu romanında Nermin Yıldırım günümüzün pek çok toplumsal ve sosyolojik olayından da bahsetmiş. Keyifle okunan, kendinizden çok şey bulabileceğiniz bir kitap...
DokunmadanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 201711,5bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2022 28. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2022 00:00
Bir gün ailenizin, toplumun veya işyerinizin sizden beklediği, omuzlarınıza yüklediği ve göreviniz haline gelmiş şeyleri yapmasanız ya da yapamaz hale gelseniz… Tüm bu insanların tepkisi nasıl olurdu? Kafka’nın metaforlarla anlattığı bu durum Gregor Samsa’nın bir sabah böcek olarak uyanmasıyla başlıyor. Fedakar, çalışkan, ailesi için hayatını feda etmiş olan Gregor Samsa’nın hayatında bu değerler birden anlamını yitiriyor. Sanayileşmenin hızlandığı, insanların robotlaştığı, hem toplumsal hem aile içi ilişkilerin anlamını hızla yitirmeye başladığı bir dönemde yaşayan Kafka bu uzun hikayesi ile tüm bunları anlatarak dünya klasikleri arasına girmiştir. Yazar Franz Kafka 1883’de Prag’ta Yahudi asıl bir ailede dünyaya geldi. Kafka, 1924’te 40 yaşında vefat etti. Yakın arkadaşı Max Brod’a eserlerinin hepsini yakmasını vasiyet etti. Max Brod, bu vasiyeti yerine getirmedi ve dünya edebiyatına Kafka’nın önemli eserlerini kazandırdı.. Kitabı Can yayınlarından çevirmeni Ahmet Cemal’in harika önsöz ve sonsözüyle okudum. Kitabın daha önceleri Değişim adı ile çevrildiğini, ancak adının gerçekte Dönüşüm olması gerektiğini Ahmet Cemal’in yazdığı önsözde şu şekilde açıklıyor: “Gregor Samsa’nın bir sabah kendini yatağında bir böcek olarak bulması, salt bir değişim değil fakat başkalaşımdır. O, insanlığını koruyarak bazı değişiklikler geçirmemiştir; artık farklı bir canlı türü olmuştur.” Kitap ile ilgili dikkatimi çeken noktalardan birisi de Kafka'nın yayınevine bir mektup yazarak kitabın kapağına kesinlikle böcek çizilmemesini istemesi oldu. Keşke yazarın bu isteği şu anda da yayınevlerince dikkate alınsa diye düşündüm. Hepimiz toplumun dayattıklarından şikayet ederiz. Robotlaştırıldığımızdan da. Ama dönüşme imkanımız olsa herhalde bir böceğe dönüşeceğimizi düşünmeyiz. Çok daha güzel
Edebiyat
DönüşümFranz Kafka · Can Yayınları · 2022267,8bin okunma
Başı dara düşenler, yarattıkları düş dünyasında bulurlar yollarını.
Puan vermedi·383 syf.··
2022 4. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2022 10:19
Dağın Öte Yüzü Üçlemesinin 2. kitabı ‘Yer Demir Gök Bakır’. İlk kitap Ortadirek’te Yalak Köylüleri Çukurova’ya pamuk toplamaya gitmiş ama Muhtar Sefer’in oyunuyla olabilecek en kötü tarlaya düşmüşlerdi. YDGB da ise köylerine dönen Yalak halkı elde yok avuçta yok borçlu oldukları Adil Efendi’yi beklemeye başlarlar. Çaresizlik ama nefes aldırmamacasına, fakirlik ama buzların üzerine çıplak ayakla bastırırcasına. ‘Başı dara düşenler, yarattıkları düş dünyasında bulurlar yollarını. Ayakta kalabilmek için sığındıkları bu dünya bir yandan onları yaşatırken, bir yandan da hikayelerini örer.’ diyor ya kitabın tanıtım yazısında. İşte tam da bu şekilde hikayelerini örer köy halkı. Memidik’in gördüğü bir düşle başlayıp Taşbaşoğlu’nu ermiş yapmaya kadar giden hikaye böyle bir ortamda yeşermeye başlar. Ne köyün en aklı başında insanı olan Taşbaşoğlu önüne geçebilir bu ermişliğin ne de köylüyü her zaman bir şekilde dize getirmeyi başaran Muhtar Sefer. Kitapta yeni karakterlerin yanı sıra üçlemenin baş karakterleri Koca Halil ve Meryemce yine başrollerdedir. Koca Halil köylünün kendisini öldüreceğini düşünmektedir ve çok korkmaktadır. Hiç huzuru yoktur. Saklanır ve öldüğüne dair haberler yayar. Fakat köylü ölmediğini öğrenip onu affettiklerini söylediğinde de ‘Beni öldürecek kadar hesaba almıyorlar’ diyerek deliye döner. Meryemce ise Koca Halil’e mevlüt okutan köylüye kızar, konuşmama yemini eder. Kimseyle tek kelime konuşmamaktadır. Ama öyle bir zaman gelir ki konuşmadan, sadece dağ gibi dikilerek tüm köylüye özellikle kadınlara liderlik edebilir. Meryemce Türk edebiyatında en sevdiğim karakterlerden biri olmuştur. Hem toplumsal korkunun, dönemin sosyolojik, kültürel yapısının gözler önüne serildiği ; hem de tek tek tüm karakterlerin hissedildiği, kişilik/psikolojik analizlerinin
Edebiyat
Yer Demir Gök BakırYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20194,513 okunma