Bir yol hikayesi... Ortadirek ile 1950'lerde Toros Dağlarındaki köylerinden pamuk toplamak için Çukurova'ya gitmek üzere yola çıkan köylülerin mücadelesini okuruz.
Pamuk köylünün tek umududur, tek geçim kaynağıdır. Zaten fakir olan köylü bu yolu yaya olarak 15 günde ve zorlu bir mücadele ile alabilmektedir.
'Dağın Öte Yüzü ' üçlemesinin ilk kitabı olan Ortadirek ile Yaşar Kemal bu zorlu yolu bize her yönüyle yaşatır. Okurken o yolu biz de yürürüz, yoruluruz, acıkırız , kızarız, üzülürüz. Doğayı hissederiz. Ağaçları, kuşları, kokuları, sesleri duyarız.
Yaşar Kemal'in insanları anlatmasındaki ustalığının yanı sıra doğayı tasvirlerindeki su gibi, şiir gibi anlatımıyla kekiklerin kokusunu duyar, döngelenin rüzgarda yuvarlanarak geldiğini görür, yağmurda ıslanırız.
Yeni kurulmuş olan Türkiye'nin demokrasi anlayışını görürüz köylü ve muhtar arasındaki ilişkilerle. Muhtar Sefer yaptıklarıyla bizi kızdırır ama zekasıyla da hayran bırakır.
Anadolu insanını yaşarız, aile yapısını görürüz. Ana oğul Ali ile Meryemce'nin ilişkilerinde bazen kızar bazen üzülürüz. Meryemce ve Elif'le Anadolu kadınının gücünü hissederiz.
Zordur Çukur'a inmek. Hayat zor, geçim zor. Kitabı okurken iliklerimize kadar hissederiz.