Sam her sohbette en az üç veya dört kez
"Ah, ne büyük umutlar!" demeye bayılır. Kendisi on iki yaşında. Kimse bunu söyleyerek neyden bahsettiğini bilmiyor. Bazen insanlar rahatsız bile oluyor.
Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başındaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
Yatakta yatmayı bildiğin kadar
Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah daha neler
Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
Her telinin içinde ayrı bir kalb çarpıyor
Bütün kara parçaları için