Yıllardır okumayı ertelediğim, beklettiğim bir kitaptı Tutunamayanlar. Neden daha önce okumadım diye hayıflanmayacağım, en doğru zaman bu zamanmış.
Hani birine falanca kitabı okuyorum dediğinde konusu ne diye klişe bir soru sorar, sonra da aman anlatma 'spoiler' olmasın der, (spoiler kelimesini kullanmakta sakınca görmedim Oğuzcum Atay duysa yaz kızım, Fransızcasını da yaz derdi) heh işte bu kitap öyle bir kitap değil. Finali merak etmeden okuduğunuz, bilinçakışı tekniğiyle yazılan bir roman nasıl bu kadar sürükler ki insanı?
Selim'in varoluşsal sancılarını iliklerime kadar hissettiğim, karakteri bu kadar içselleştirdiğim için sevinmeli miyim üzülmeli miyim o noktada kararsızım işte.
'Korkuyu beklerken tehlikeli oyunlara bile tutunamayan, oyunlarla yaşayan' ve dahi bize de yaşatan güzel adama sevgilerle...