Kısa Bir Not
Puan vermedi·308 syf.··
2026 24. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 10:23
Her ne kadar kitabı daha okumaya devam etsem de birkaç bir şey yazmak istedim. Köyünden İstanbul'a gelin olarak gelen bir kadının azim ve kararlılığı net olarak görünmektedir. Değişen koşullara ve daha önce hayatında görmediği gelişmelere önce şaşkınlıkla sonra öğrenerek ve daha sonrada bunları elde ederek yepyeni bir bakış açısına sahip olmuştur. Çevresinde ki yadırgayan bakışlara aldırış etmeden amacına doğru kararlılıkla giden ve devamında imrenilerek bakılan bir kadın olmuştur. Okuduğum yere kadar bakıldığında insanın hayata karşı isteklerini yapmak için çevresinde ki insanların ne dediğini ne düşündüğü umursamadan ilerlemesi ve amacına ulaşmasını net bir şekilde görüyoruz. Tabi eklemeden geçemeyeceğim. Tahsin Yücel'in Türkçe'yi kullanılışı dil örgüsü ve anlatımı her zamanki gibi inanılmaz.
Alıntı
Kumru ile KumruTahsin Yücel · Can Yayınları · 20231,920 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2026 88. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 13:52
Kitabın adı:Kış Gecesi Işıkları Yazarın adı:Pam Jenoff Sayfa sayısı:352 Bir Nazi askerden hamile kalan ve ailesi tarafından sokağa atılan noa' nın yaşı 16. Bu yaşta ne yapar nereye gider küçücük bebekle ne yapsın doğunca birine verir. Parası yok hayatını kazanabilmek için yaşı küçük. bir tren istasyonunda temizlik işine başlar toplama kampına götürülmek üzere alınmış Yahudi bebeklerin olduğu vagonu bulduğunda aklına kaybettiği kendi çocuğu gelir. Ve hayatını kökünden değiştirecek kısa bir an içinde bir karar verir ve o bebeklerin içinde en sağlıklı görüneni alıp karlı gecenin içinde kayıplara karışır. Noa ve küçük bebek günlerce saatlerce ormanın içinde yürüdükten sonra gezici Alman sirke ile karşılaşırlar. Sirkin yöneticisi onları almayı kabul eder ama Noa'nın sirkte kalabilmesi için trapez şovunu öğrenmesi gerekmektedir. Ee şimdi bizim Noa trapezi öğrendi mi dersiniz hayatına devam edebildi mi bebek ne oldu?
Kış Gecesi IşıklarıPam Jenoff · Pegasus Yayınları · 2019111 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·479 syf.··
2026 15. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 14:39
  Herkese merhaba Bu kitabı okumama Gogol'un son kitabı olması ve "manik depresif bozukluk" sürecinde bu kitabı yazması, kitabı tamamlayamayıp bazı kısımları yakması, hatta intihar etmek istemesini öğrenmem neden oldu diyebilirim. Daha önce farklı kitaplarını da okuduğum yazarın son kitabını ve yaşadıklarını merak ettim. "Ölü Canlar" için de sonu yarım bırakıldığı için yaşamaya devam eden kitaplardan biri diyebiliriz. Kitapta Çiçikov'un dönemin Rusya'sında ölü insanların kayıtlara geçmemesini fırsat bilip onlara hâlâ vergi ödeyen insanlardan ölü canları alması ve bu yolla zengin olmaya çalışması anlatılıyor. İlk başta Çiçikov’un yolculuğunu okuduğumu düşünürken ilerledikçe Gogol’un çok daha fazlasını anlattığını hissettim.  Çiçikov’un “ölü canlar” üzerinden kurduğu plan bir yerden sonra yalnızca bir çıkar meselesi olmaktan çıkıp insanın kendini topluma nasıl sunduğu, görüntünün gerçeğin önüne nasıl geçebildiği ve insanların ne kadar kolay ikna olabildiği üzerine düşündürdü. En sıkıştığı anlarda bile zihninin hâlâ bir çıkar hesabı yapıyor olması ve bunun çocukluğundan beri şekillenmiş olduğunu gösterdi yazar. Özellikle daha küçük yaşta insanları okuyup kendini ona göre ayarlamayı öğrenmiş olmasını, babasının ve öğretmeninin yaklaşımlarından çıkarabiliyoruz. Kitap boyunca Çiçikov farklı karakterlerde farklı insan hâllerini ele alıyor aslında. Kimi sakin ve nazik (Manilov), kimi temkinli bir kadın (Koroboçka), kimi kaotik (Nozdryov), kimi uyanık (Sobakeviç), kimi dağınık (Plyuşkin), kimi çalışkan (Kostanjoglo), kimi de net (General Betrişçev). İster istemez bugün de hayatımızda benzerlerinin hâlâ var olduğunu düşündüm; bazen bir yabancıda, bazen en yakınımızda. Bir de Gogol’un ara ara okura seslenmesi hoşuma gitti. Bazı yerlerde kitabı okumuyor da yazarla sohbet
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma
8/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
sözlüğün %90 para kavramına hükmedemediğini ortaya koyan kitaptır. evet paranın ne olduğunu, yatırım şartlarını vs anlatan ve zengin olmanın gerçek yolunu açık ve net gerizekalıya anlatır gibi anlatan, tarihi kayıtlara dayanan bir kitap bir günde okunabilecek bir kitap. özetle; -kazancınızın 1/10'unu kendiniz için kenara ayırın. kalanıyla aynı hayatı sürdürürsünüz. bu kenara ayırdığınızı biriktirin. -borç ödeyecekseniz kazancınızın 2/10'u ile ödeyin. 1/10'u biriktirmeye devam, kalan 7/10'u yiyin. -birikiminizin sizin için çalışmasını sağlayın. bir iş, yatırım, vs. yapın.
Babil'in En Zengin AdamıGeorge S. Clason · Sola Unitas · 20215,8bin okunma
Puan vermedi·576 syf.··
2026 46. kitabı
Selam Size @mrv.akyzzz kaleminden çıkan ve DOKUZ YAYINLARI etiketiyle okurla buluşan #köprükrali kitabı ile geldim. #yedinciogul kitabını okuyanlar, Pars Tuna’nın ne kadar baskın bir karakter olduğunu ve kalbimizi daha o zamandan kazandığını bilir. Karanlık dünyanın hâkimlerinden biri olan, Asya ve Avrupa kartellerini elinde tutan, attığı her adım olay olan “Kral” Pars Tuna… Merve yine yapacağını yapmış ve bize soluksuz okuyacağımız bir hikâye sunmuş. “Ne güzel gidiyor” derken bir anda şaşkınlık, aksiyon, aşk, iktidar savaşı ve psikolojik gerilimle sarsılıyorsunuz. Gelelim konusuna… Miray Kuzu; anne ve babasını kaybetmiş, kardeşini okutmak için büyük bir mücadele veren, bir yandan sosyal hizmet bölümünde yüksek lisans yapmaya çalışan, borçlarla boğuşan güçlü bir kadın. Hastanenin en büyük ortaklarından olan adamin Alzheimer hastası babaanne için hemşire aranırken, Miray’ın adı eski sevgilisi ve aynı zamanda bölüm şefi olan Doktor Emre tarafından önerilir. Tam her şey karmaşıkken, bir de talihsiz bir kaza yaşar. Ancak o an yardımına koşan kişi, hayatını tamamen değiştirecek olan Pars Tuna’dan başkası değildir. Pars Tuna; gücü, otoritesi ve kurduğu duvarlarla tanınan bir adam. Zayıflığa yer olmayan dünyasında tek önceliği kontrol ve güçtür. Ancak Miray’ın hayatına girişiyle birlikte bu sarsılmaz görünen düzen çatırdamaya başlar. Miray’ın doğallığı, cesareti ve başkaldırışı Pars’ın dikkatini çeker ve ona “anarşist” lakabını takar. İkili arasındaki çekim öyle hızlı gelişiyor ki; aşk, nefret ve çaresizlik arasında gidip gelen duygular adeta baş döndürüyor. Pars’ın tehlikeli hayatı ve düşmanları (özellikle Yıldırım Gök) bu ilişkiyi gölgede bırakırken, yaşanan olaylar hem yanlış anlaşılmalara hem de büyük kayıplara neden oluyor. Bu kayıplar Miray için bir dönüm noktası
2026 Okuma Raporları
Köprü KralıMerve Akyüz · Dokuz Yayınları · 202669 okunma
10/10
·384 syf.··
2026 40. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 15:32
Selamlarrr Bu seriye olan sevgim asla değişmeyecek galiba. Çünkü serinin her kitabında daha çok büyüleniyorum ve bağlanıyorum. Yazarın kalemine zaten hayranım ama benim için Persona serisinin yeri çok farklı. Çok fazla gizem gerilim sevmememe rağmen bu seriye aşığım.Bunun birazcık da sanatla iç içe olmasından kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Kitabın içerisi tamamen bir keşif dolu. Özellikle sanat tarihine, resme, tablolara merakı olan insanlar için harika bir deneyim sunuyor kitap. Yani şöyle düşünün bazı kitaplar, insanın damağında farklı bir lezzet uyandırır ya ben Persona serisinde bunu hissediyorum. Şimdi ufacık final kitabının konusuna gelecek olursam; İkinci kitabın sonunu okuyanlar büyük bir şoka girmiştir diye düşünüyorum çünkü ben ağzım açık kitaba baka kalmıştım. İkinci kitabın finali Feray'ın, Gediz tarafından Akıl Hastanesi'ne yatırılıp, yaşadıklarının bir hayalden ibaret olduğunu düşünmesini sağlamasıyla bitmişti. (Gerçekten o kadar sövdüm ki Gediz'e. ) Neyse ki final kitabımızda Feray'ın çok fazla orada kalmadığını kurtarıldığını ve Gediz'in kayıplara karıştığını öğrenerek başlıyoruz. Her ne kadar Feray kurtulmuş olsa da tam sekiz ay boyunca Hektor'dan hiçbir şekilde haber alamıyor. Bu süreçte kendini hem bedenen, hem zihnen geliştirerek tam bir ajan kıvamına da getiriyor, geçmişinin bağlarına tutunuyor diyebiliriz. Ki çok net söylüyorum zeka olarak benim okuduğum en zeki karakterlerden biriydi kadın karakterimiz. (Bayılıyorum ona) Velhasıl sekiz ayın sonunda Hektor, Feray'ın düzenlediği sergide Feray'ı uzaktan izlerken karşımıza çıkıyor. Ama hiç de gittiği zamanki gibi değildir. Sevdiği kadını korumak uğruna çıktığı bu mücadelede aslında yıkılmış olarak geri dönüşünü görüyoruz. Çünkü aslında bu mücadeleyi tek başına vermeyecektir başından beri ana tema
Persona 3: GölgeAsena Nişikli · Pukka Yayınları · 202561 okunma