Aldatmaca, yüz boyama ve el çabukluğundan oluşmuş bir dünya yarattığınızı bile bile; kime, neden öfkelendiğinizi bilmeden, tüm bu aldatmacalar ve keşmekeş arasında içiniz sızlar. Bilmedikleriniz arttıkça da iç sızınız çoğalır.
Matematiğin "iki kere ikinin dört ettiği" kesinliği vardır. Hele bunlara itiraz edecek olursak hemen tavır takınmaya ve bağırmaya: "Efendim bizler bunlara nasıl itiraz edebiliriz? Bu iki kere ikinin dört ettiği açıktır. Doğa nasıl işleyeceği hakkında size danışamaz ki. Sizin beğendiğiniz ve beğenmediğiniz şeyler için kişisel istekleriniz onu ilgilendirmez. Doğayı olduğu gibi tüm sonuçlarıyla birlikte kabullenmek zorundasınız. Duvar duvardır, taş da taş..."
Kendi çıkarlarını korumasını bilen kişilere, öç almak isteyen kişilerin bunu nasıl yaptıkları hakkında ne düşünürsünüz? Bu gibi kişiler kendilerini öç alma duygusuna kaptırdılar mı bu duygu onların varlıklarında ne var ne yok her şeyi alır götürür.
Olayda en önemli nokta ise olayların doğal ve üstün anlama yasasından ve bu yasaya bağlı olarak kendiliğinden oluşmasıdır. Üstün anlama kuramına göre alçak olan insanlardan biri, ahlaksızlığını anlayarak kendini kandırmakta ve bazı haklar kazanmaktadır.