Bakken gözlerini bana dikerek kaşlarını çattı. Cebine uzanıp ince gümüş tellerden yapılmış bir bileklik çıkardı ve avucunu açarak bilekliği bana verdi. "Al bunu. Senden başka kimse bu bilekliği taktığını görmeyecek ya da hissedemeyecek."
Gulyabani bilekliklerini duymuştum ama gerçeğini hiç görmemiştim. Gümüş telleri o kadar inceydi ki neredeyse görünmüyordu ama mum ışığına tutunca parladıklarını görebiliyordum.
"Her bir tel Peri Diyarı'ndaki bir hikâyeye işaret eder. Hikâye demek güç demektir, Alev Kız. Bana ihtiyacın olursa tellerden birini kopar yeter, yanında beliririm."
Bakken yeni aldığı saç tutamını okşuyor, söylediklerime kulak bile asmıyordu. Daha önce binlerce defa söylediği bir şarkıyı mırıldanır gibi dalgın dalgın cevap verdi. "Bir zamanlar, altın kraliçe henüz prensesti. Oberon'a, yani gölge kralına âşıktı, onunla gizli gizli görüşebilmek için büyük fedakârlıklar yaptı. Kraliçenin krallığı yüzyıllardır Ay Hanesi ile savaştaydı, bu yüzden anne ve babası Oberon'u görmesine izin vermiyordu."
Kapının kilidi açıldı, menteşeler gıcırdadı ve kapı ardına kadar açıldı, ardından çat diye kapandı. Dönüp bakmadan bile kim olduğunu anlamıştım. Yatak hareket etti ve Sebastian yanıma uzandı, yan dönerek bana baktı. Çenemi eline alıp yüzümü kaldırarak benimle göz göze geldi.
Onu görünce karnım hep delirmeye başlardı, yalnızca küçük bir takla atmakla kalmaz adeta bitmek bilmeyen bir yokuştan aşağı yuvarlanırdı.
Ben kuzenlerim gibi değildim, birinden hoşlanmak ya da aşk meselelerine kafa yormaktansa gençliğimi hayatta kalarak geçirmekle meşguldüm. Ama sonra Sebastian karşıya taşındı ve onu gördüğüm ilk an karnımda... tuhaf bir şey hissettim. Göğsümde. Diken diken olan tenimde.
Bana ilk kez gülümsediğinde sanki göğüs kafesim açıldı ve kalbim dışarı fırlayarak ona uzandı. Bir şekilde tuhaflığımın üstesinden geldim ve arkadaş olduk, böylece onu neredeyse her sabah görür oldum. Birlikte fazla vakit geçirdiğimiz söylenemezdi, günümü güzelleştirmeye yetecek kadardı sadece ve o gülümseme, zor günlerimde bana kendimi iyi hissettirmişti.