“Bizim yollarımız kendimize benzer; bazen taşlı, bazen asfaltlı, bazen dolambaçlı, bazen düzdür ve yeryüzünde çizdiğimiz yollar kendi üzerimizdeki çizgiler gibidir. İçimizde başka yollar da vardır; keder yolları, sevinç yolları, aşk yolları, düşünce yolları, kaçış yolları ve bazen nefretten kaynaklanan yollar, bizi yok eden, hiçbir yere varmayan, durgun bir nehir gibi sonucu olmayan yollar. Yol, insanın kaçtığı yerlerin, gittiği yerlerin itirafıdır. Yol hayattır, yol insandır ve insanın yolu, ne kadar küçük olursa olsun, varoluş sayfasında bazen sonuçsuz, bazen muzaffer bir şekilde akar.” s.xviii