Özerklik ve bağımsızlığın en büyük yapı taşı dildir, dilde ayrışma olursa ülke bölünür. Bu kitapta bunu çok güzel anlatıyor. Halk kitlelerinin sahip olduğu atıl gücün iyi bir şekilde yönderildiği taktirde nasıl güzel işler yapılabileceğini anlatıyor.
Kitapta çok fazla fikir ve öneri mevcut memurlar, aydınlar, öğretmenler, papazlar, askerler vs için söylenenler, bunlara uyulduğu taktirde yaşanabilecek olumlu gelişmelerden bahsediyor.
Ayrıca kitaptan bir kısım aklıma geldi: -Aydınlara seslenirken; sizlerin halkı cahil, kaba, barbar vs. gibi gördüğünüzü biliyorum, düşündüklerinizin büyük bir kısmında da haklısınız diyordu; ancak onları eğitmek, onların seviyesine inmek sizin göreviniz diyordu, aydın olmak statü kazanmak için değildir ana fikrini aşılamak istiyordu.
Son olarak da kitabın vermek istediği başka bir ana fikir ise gemisini kurtaran kaptandır fikrinin tam tersi olan yani; ana gemiyi, ortak gemiyi beraber yapmayı başarabilen halk galiptir demek istiyor. Böylelikle bencilliğin en ilkel ve en dibe çeken duygu olduğunu tekrar anlamış bulunmaktayım.