Murat BOLAT

Murat BOLAT
@mbolat07
Memento Vivere Serendipity instagram.com/m_bolat0
Yüksek Lisans
Mersin
Mersin, 5 Temmuz
135 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·504 syf.··
2024 9. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2024 23:35
Polisiye türünde beni en çok etkileyen şey, uyarlamaların çoğunun orijinal hikayelere ne kadar yakın olduğudur. Ahmet Ümit’in kendi kulvarında ayrı bir özgünlüğü olduğunu düşünürüm hep. 'Kayıp Tanrılar Ülkesi'de bu düşüncemi pozitif etkileyenlerden. İçine sürüklendiğimiz macerada cinayet ayrıntıları o kadar tanıdık ve bir o kadar da merak uyandırıcı anlatıldı ki kitabın gizeminde var olmuşçasına yanından ayrılamadım. Zeus sunağı hakkında verilen bilgiler, yapıtın nasıl gün yüzüne çıkarıldığı ve Berlin’e nasıl götürüldüğü ile ilgili gerçekler bugüne kadar araştırmadığım ama muazzam bir araştırma isteği duyduğum konu oldu. Sadece bu bilgiler için dahi, Kayıp Tanrılar Ülkesi'nin ciddi anlamda takdiri hak ettiğini düşünüyorum. Irkçılık, yabancı işçilerin ötekileştirilmesi, göçmenliğin manevi ağırlığı, Berlin duvarının yıkımı ve bunun daha büyük ekonomik ve sosyal yıkımlara sebep olunması hususunda da akıcı sahnelere yer verildi. Şahsen bir film gibi tahayyül etmemin sebebini okuduğunuz zaman daha iyi anlayacağınızı umuyorum. Hikayelerin odak noktası, verilmek istenenin kesinliği ve karakterlerin enerjisi teker teker parlayıverdi. Hikaye genel olarak iyi, bize Ahmet Ümit’in genel bilgileri harmanlayabilme, dedektif yönü ve bunları keyifle okutabilme yeteneğini bir kez daha gösterdiğini içtenlikle söyleyebilirim. Mitoloji, arkeoloji, felsefe, polisiye türlerin hepsine hakkını vermekle kalmayıp, Ölmez ailesi, cinayetleriyle verilen kurgunun bu hikayeyi yıllar sonra bile bu isimlerle hafızama kazıyabileceğim ironiye sahip olmasını da ayrı bir zeka ürünü olarak görüyorum. Bence Türk yazarlar arasında bu şimdiye kadar yazılmış en iyi dedektif hikayelerinden biriydi. Başkomiser Yıldız ve yardımcısı Tobias’ın karakterize edilişi, hikayelerin içeriği ve yapısı iyi tasarlanmıştı, bu
Edebiyat & Roman
Kayıp Tanrılar ÜlkesiAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202328,2bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·208 syf.··
2024 8. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2024 16:11
Özerklik ve bağımsızlığın en büyük yapı taşı dildir, dilde ayrışma olursa ülke bölünür. Bu kitapta bunu çok güzel anlatıyor. Halk kitlelerinin sahip olduğu atıl gücün iyi bir şekilde yönderildiği taktirde nasıl güzel işler yapılabileceğini anlatıyor. Kitapta çok fazla fikir ve öneri mevcut memurlar, aydınlar, öğretmenler, papazlar, askerler vs için söylenenler, bunlara uyulduğu taktirde yaşanabilecek olumlu gelişmelerden bahsediyor. Ayrıca kitaptan bir kısım aklıma geldi: -Aydınlara seslenirken; sizlerin halkı cahil, kaba, barbar vs. gibi gördüğünüzü biliyorum, düşündüklerinizin büyük bir kısmında da haklısınız diyordu; ancak onları eğitmek, onların seviyesine inmek sizin göreviniz diyordu, aydın olmak statü kazanmak için değildir ana fikrini aşılamak istiyordu. Son olarak da kitabın vermek istediği başka bir ana fikir ise gemisini kurtaran kaptandır fikrinin tam tersi olan yani; ana gemiyi, ortak gemiyi beraber yapmayı başarabilen halk galiptir demek istiyor. Böylelikle bencilliğin en ilkel ve en dibe çeken duygu olduğunu tekrar anlamış bulunmaktayım.
Edebiyat & Roman
Beyaz Zambaklar ÜlkesiGrigory Petrov · Ayrıntı Yayınları · 2020124,9bin okunma
Santiago'nun Hazinesinden Kendi Hazinemize
Puan vermedi·188 syf.··
2024 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2024 21:19
Simyacı her yaştan okura hitap edebilecek cinsten bir kitap. Okuyucuya kendi içsel anlamını bulmasını ve bunun için gerekli çabayı göstermesini ifade eden kitap, aynı zamanda bu süreçte kişinin Allah tarafından yardım alacağını da gösteriyor. Dünya'nın en çok satan kitaplarından biri olan Simyacı, içerik bakımından olduğu kadar üslup bakımından da başarılı bir eser. Yazar olayları çok sade ve akıcı bir üslupla anlatmış. Okurken sıkılmıyorsunuz. Kitabın sade ve akıcı oluşundan dolayı da kısa bir sürede bitiriyorsunuz. Kitap özünde Santiago'nun rüyasında gördüğü hazineyi aramasını konu edinse de, aslında herkesin kendi hayatında aradığı anlamı bulma çabası olarak düşünebiliriz. Her insan hayatta bir amacı olduğuna inanır ve bu amacı bulmak ister. Bulamadığı zaman huzursuzluk duyar ve psikolojik sorunlar yaşayabilir. Hayattaki anlamını çözümlediği andan itibarense bu amaca ulaşmak için çaba gösterir. İşte Santiago'nun aslında rüyasında gördüğü hazineyi bu duruma benzetebiliriz. Kitabı bu gözle okumanızı tavsiye ederim. Yazımı bitirmeden önce okurken çok etkilendiğim ve hayatımda da defalarca karşılaştığım şu güzel alıntıyı sizlerle paylaşmak istiyorum. "(...) her zaman aynı insanları görürsek onları yaşamımızın bir parçası saymaya başlarız. Yaşamımızın bir parçası saydıkça da onlar bizim yaşamımızı değiştirmeye kalkışırlar. Biz görmek istedikleri gibi değilsek hoşnut olmazlar, canları sıkılır. Çünkü, efendim, herkes bizim nasıl yaşamamız gerektiğini elifi elifine bildiğine inanır." (Sayfa 32) İyi okumalar dilerim.
Edebiyat & Roman
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,9bin okunma
8/10
·456 syf.··
2024 2. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2024 22:02
Köy Enstitüleri’nin anlatıldığı bu roman yüzünden Kemal TAHİR, çok defa eleştirilmiştir. Kimileri hiç tanımadan, araştırmadan kulaktan dolam bilgilerle yazdığını söyler; kimileri de bir önyargı romanı olarak bakar. Peki, ben okudum da ne çıkardım: Cumhuriyetin yeni yeni filizlendiği, halkını çoğunluğunun okuma yazma bilmediği bir dönem içinde böylesine bir eğitim modelini geliştiren Hasan TONGUÇ ve Hasan Ali YÜCEL, herkesten ilk başta büyük destek görmüştür. Ve Anadolu’nun birçok yerinde çekirdekler yeşermeye başlamıştır. Dünya eğitim tarihinde, saygın bir yeri vardır bu projenin. Ve gerek siyasi baskılar gerekse işin zorluğu zamanla bu kurumun yıpranmasına sebep olmuştur. Can DÜNDAR:” Köyde Çehov oynandığı günler” diye tanımlar ESDÜDÜ’leri… Yazar, Müfettiş Şefik ERTEM’in ağzından bu işleyişi şöyle adlandırıyor: “Bozkırda çekirdek olsaydı yetişmez miydi?” Bundan, yazarın bu olaya HİÇ OLMAYACAK gözüyle baktığını da çıkarabiliriz, yönetime güvenmediğini de… Ama romanda yazar, bu işin TUTMAYACAĞI üzerinde sık sık duruyor. Ve köy çocuklarının bu okulların açılma sürecinde çalıştırıldığını söylüyor. Roman genel hatlarıyla güzel. Ben okurken oldukça keyif aldım. Yusuflu Esef, Yıldız, Hanım, Molla Hıdır öğrenciler; Cemal eğitmen, Emine Hanım, Müfettiş Şefik ERTEM, Müdür Halim AKIN, Nuri Çevik eğitmen, Murat eğitmen eğitim kadrosu; Zeynel Ağa, Cinci, Kara Derviş, Yanığın Sultan ise köy ahalisi… Karakterler oldukça güzel işlenmiş. Sanki köşeden çıkıp geleceklermişçesine canlı her biri. ESDÜDÜCÜLER, elden geldiği kadar hem doğa şartlarıyla hem de siyasi zorluklarla mücadele ederken yaptıklarını da aynı zamanda köylüye kabul ettirmeye çalışıyorlar. Sürekli bir çatışma var. Ben tavsiye ederim. Kemal TAHİR ismi bile yeter diyorum.
Edebiyat & Roman
Bozkırdaki ÇekirdekKemal Tahir · İthaki Yayınları · 20171,425 okunma
Puan vermedi·496 syf.··
2024 7. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2024 18:06
Makedonya' nın dağlarında eşkıya tenkilinden Kurtuluş savaşına ömrü savaşlarla, mücadelelerle geçmiş neslin bir ferdi olarak bir yüzbaşının, cehennem topçu Cemil' in şahsında bir dönemin öyküsü...İttihatçı-İtilafçı çekişmesi...İttihatçılara duyulan öfkenin bir neticesi olarak cadı avı mahiyeti kazanan bir takip.Kurtuluş savaşımızın hazırlık evresini ve erken dönemlerini anlatması; mezkur dönemde toplumsal haleti ruhiyeyi yansıtması bakımından okunması gereken bir eser.Yenilgiler, korkular, yılgınlıklar, ihanetler ve tabii ki ümitler...Bütün bu keşmekeş içerisinde kendisini vatan toprağının ve milletin kurtuluşuna adamış bir avuç idealist adamın hikayesi.
Edebiyat & Roman
Yorgun SavaşçıKemal Tahir · İthaki Yayınları · 20224,307 okunma