Tek bir hayat verilmiş bana. Ne provası var bunun ne de bir gün olacak ikinci bir perdesi. Bir gün dönüp baktığımda, başkalarının beklentileri için harcanmış yıllar görmek istemiyorum. Sürekli “ortak mutluluk” adı altında kendi isteklerinden vazgeçen, hayallerini erteleyen, içinden gelen sesi susturan biri olmak istemiyorum. Elbette sevmek, paylaşmak, birlikte yürümek güzel şeyler. Ama insan önce kendi hayatının sahibi olmalı. Kendine ait bir mutluluğu olmayanın, başkasına vereceği mutluluk da eksik kalır. Bu yüzden kendim için yaşamak istiyorum; kendi kararlarımla, kendi doğrularımla, kendi hatalarımla. Herkesi memnun etmeye çalışırken kendimi kaybetmek istemiyorum. Çünkü bu hayat benim ve bir daha aynısından verilmeyecek. Eğer yaşayacaksam gerçekten yaşayacağım; başkalarının çizdiği sınırlar içinde değil, kendi ruhumun istediği gibi.