İnsan sadece küçük şeyler istiyor. Düşünülmek, önemsenmek, değer görmek. Diğer türlü hayatın yükü bir şekilde taşınıyor, sorunlar bir şekilde çözülüyor. Ama insanı asıl ayakta tutan şey bunlar. Çünkü bazen birinin seni hatırlaması, halini sorması, hiç beklemediğin bir anda aklımdasın demesi dünyanın en büyük hediyesi gibi geliyor.
Büyük sözlere, gösterişli jestlere çoğu zaman gerek yok aslında öyle değil mi? İnsan sevildiğini küçük şeylerden anlıyor. Bir mesajdan, bir bakıştan, bir iyi misin sorusundan. Çünkü değer görmek, insanın kalbine dokunan en sade ama en güçlü duygulardan biri. Bir ilişkide insanı yoran şey çoğu zaman zorluklar değil; görülmediğini, duyulmadığını hissetmek. Yanında biri varken bile yalnız gibi hissetmek. Oysa bazen sadece biraz özen, biraz dikkat, biraz içtenlik yetiyor her şeyi güzelleştirmeye.
Çünkü insan gerçekten çok büyük şeyler istemiyor. Sadece kalbini koyduğu yerde, kalbinin karşılıksız kalmamasını istiyor.