Kader ne tuhaf; kimin hafızasında sonsuza dek güzel kalabilmek için didinip ihtimam gösteriyorsak, en çirkin halimiz onların hatırasında saklı kalıyor.
Çünkü sevgi yaralar; bir türlü iyileşmek bilmeyen hakiki yaralar, sadece sevginin kudretinden doğar. Diğerleriyse geçer, bir an gelir, şifalı bir kelime, merhametli bir el, hassas bir gönül dokunur ve geçer gider. Sevgi geçmeyen yaralarla sınanır. Yüreğinde saplı duran hançere sabretmeni bekler.
Hayatın en yorucu anları başkalarının zihninden geçen karmaşık, kötücül, tahripkâr düşüncelere anlam vermeye uğraşmaktır. Ağır bir suçluluk duygusunun sizi ezmesine izin verirsiniz. Size ödetilen ağır bedeldir bu yorgunluk. Kendini cezalandırmak.
Başkaları için kurban edilmeye razı gelmek. Nefretin keskinleştirdiği bıçağa bile isteye boynunu uzatmak.
En tehditkâr kötülükler, ortalarda görünmeyenlerdir. Çünkü insanların kalbinde bir maskenin ardında saklı durur. Ne zaman, hangi suretle görüneceği belli olmaz. En acıtanıysa, en yakınlarının kalbine çöreklenmiş ve en zayıf anında karşına çıkandır.