Yas, bumerang kıvamında bir şeydi. Öyle atıp kaçamıyordun.
Sahibinin kurtulmak için şehir dışına götürüp bıraktığı sadık
köpekler gibi koşup geri geliyordu.
İnsan korumalı kendini. Hem mutsuzluktan, hem de kaybı halinde yine mutsuzlukla neticelenecek mutluluktan. Mutsuzluk, dünyaya yenecek bir şey olarak gelse, kuşkusuz aşure olurdu. O kadar çok bileşeni var ki... Benimkinin içinde, pek çok sevimsizliğin yanı sıra, mebzul miktarda suçluluk da mevcuttu.